TÜBA Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı YTÜ’de yapıldı | Yıldız Teknik Üniversitesi Ana içeriğe atla

TÜBA Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı YTÜ’de yapıldı

HABERLER

TÜBA Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı YTÜ’de yapıldı

27 Nisan 2026 Pazartesi 09:50 YTÜ İletişim Koordinatörlüğü
TÜBA Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı YTÜ’de yapıldı

Yıldız Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde, YTÜ Yıldız Teknopark desteği ile düzenlenen TÜBA “Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı” yapıldı. İki gün süren çalıştıyda afetlerle mücadelede eğitim ve teknik sorumlulukların yanı sıra ahlaki bilincin de önemine dikkat çekildi.

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından düzenlenen “Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı”, Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü Otağ-ı Hümayun’dagerçekleştirildi. Çalıştayda, afetlerin yalnızca fiziksel yıkımlarla sınırlı olmadığı; planlama hataları, denetim eksiklikleri ve etik sorumlulukların ihmal edilmesinin “ahlaki deprem” olarak tanımlanan daha derin bir krizi ortaya çıkardığı vurgulandı. Çalıştaya İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Sözen, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Muzaffer Şeker, YTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya ve TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Yürütücüsü Mehmet Emin katıldı.

Kamu yöneticilerinin, akademisyenlerin ve uzmanların da katılımıyla düzenlenen çalıştayda; 6 Şubat depremlerinin ardından edinilen deneyimler ışığında afet yönetimi, risk azaltma stratejileri ve teknoloji destekli yeni yaklaşımlar çok boyutlu şekilde ele alındı.

“Afetlerden ders çıkaran toplumlar riskleri azaltıyor”

İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Sözen, “Kutsal değerleri olmayan, sadece dünyevi yaşamını en iyi şekilde dizayn eden bazı toplumlardaki hassasiyetin kaynağını da bilmek gerekiyor. Bizde 7, 7,5, 8 şiddetinde depremler olabileceği düşüncesi bile ciddi bir tedirginlik oluşturuyor. Ancak bazı toplumların afetlerden ders çıkararak altyapılarını ve sistemlerini buna göre kurduklarını görüyoruz” dedi.

Sözen sözlerini şöyle sürdürdü:

“6 Şubat depreminden sonra İstanbul Valiliği olarak Türkiye Afet Müdahale Planı ve risk azaltma planları kapsamında çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Yerel ve merkezi yönetimler, üniversiteler, güvenlik birimleri ve ilgili tüm kurumların katılımıyla toplantılar gerçekleştiriliyor. Amaç, alınan önlemlerin topluma yansımasını artırmak ve afet anında hızlı müdahale ile kayıpları en aza indirmektir.”

“Ahlaki deprem, fiziksel yıkımı büyütüyor”

Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker ise “Depremin etkilerinin çarpan etkisiyle artmasına neden olan bir ‘ahlaki deprem’ gerçeğiyle de karşı karşıyayız. Bu durumun fiziksel yıkımı nasıl büyüttüğünü yaşadığımız afetlerde açıkça gördük. Asrın felaketi olarak tanımladığımız depremler, hem can kayıpları hem de ekonomik maliyetler açısından büyük sonuçlar doğurdu. Bu yıl Amerika’da düzenlenecek G20 Zirvesi kapsamında, doğal afetler başlığında Türkiye’nin deneyimlerini uluslararası platformda paylaşacağız. Doğaya müdahale ederken dere yataklarının korunması büyük önem taşıyor. Bu alanların yapılaşmaya açılması, felaketlerin maliyetini katlayarak artırıyor” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Şeker şöyle konuştu:

“Ayrıca yaptığımız gözlemlerde üniversite kampüslerinin afet anlarında kritik merkezler haline geldiğini gördük. Barınma, enerji ve temel ihtiyaçların karşılanabildiği bu alanlar, kriz yönetiminde önemli rol üstleniyor.”

“Yapay zekâ ile afet yönetiminde yeni dönem”

“Üniversitemiz, afetlerin azaltılması ve afet teknolojilerinin geliştirilmesi hedefiyle çok disiplinli çalışmalar yürütmektedir” diyen Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör YardımcımızProf. Dr. Vatan Karakaya, “6 Şubat depremi sonrasında özellikle Hatay başta olmak üzere sahada hasar tespiti, yapı analizi ve tarihi dokunun korunmasına yönelik çalışmalar başlatıldı. Geçici barınma sistemleri, hızlı üretim teknikleri ve altyapı yönetimi üzerine saha araştırmaları gerçekleştirildi. Bu verilerle afet yönetimi için yapay zekâ tabanlı bir karar destek sistemi geliştirildi” dedi.

Karakaya sözlerini şöyle sürdürdü:

Prof. Dr. Karakaya şöyle konuştu:

“TÜBİTAK 1001 programı kapsamında yürütülen projelerde, sismik hareketlerin yapay zekâ ile analiz edilmesi ve risklerin daha erken öngörülmesi hedefleniyor. Ayrıca uydu verileriyle entegre edilen sistemlerle hasar haritaları oluşturularak arama-kurtarma ve lojistik faaliyetler için otomatik altyapı kurulması amaçlanıyor. Üniversitemizde kurulan Afet ve Acil Yardım Koordinatörlüğü ile öğrenciler ve personel arama-kurtarma konusunda eğitilerek sertifikalandırılıyor. Hedefimiz, mezunlarımızın ülkenin her yerinde afetlere müdahale edebilecek donanıma sahip olmasıdır.”

“Afet yönetiminde öncelik risk azaltma olmalı”

Afetlerin çoğu zaman yanlış yer seçimi, eksik mühendislik hizmetleri ve yetersiz mevzuatın sonucudur olduğunu belirten TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. Mehmet Emin de şöyle konuştu:

“Türkiye, jeolojik yapısı ve sosyoekonomik dinamikleriyle çoklu afet risklerinin kesişim noktasında yer alıyor. Kuzey Anadolu Fayı’ndan Doğu Anadolu Fayı’na uzanan hatlar; heyelanlar, yangınlar, kuraklık gibi risklerle birlikte birbirini tetikleyen karmaşık süreçler oluşturuyor. 2023 Kahramanmaraş depremleri ise sistemlerin ciddi şekilde test edildiği bir dönüm noktası oldu. Afet yönetimi tek bir kurumun değil, disiplinler arası ve çok aktörlü bir süreçtir. Küresel ölçekte de afetlerin etkileri sınırları aşarak farklı coğrafyalarda hissedilmektedir. Bu nedenle uluslararası iş birliği, veri paylaşımı ve erken uyarı sistemleri büyük önem taşıyor. En temel dönüşüm ise müdahale odaklı anlayıştan, risk azaltma ve önleme odaklı yaklaşıma geçiştir. Çünkü afet gerçekleştikten sonra kayıpları tamamen telafi etmek mümkün değildir.”