YTÜ’nün 'Dijital Ürün Pasaportu' projesine Avrupa Birliği’nden destek
Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Afşın Yusuf Çetinkaya liderliğindeki proje, Avrupa Birliği'nin StandICT.eu programı tarafından kabul edildi. Proje, Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda karbon ve su ayak izi verilerinin dijital ortamda entegrasyonunu sağlayacak.
Avrupa'nın uluslararası standart geliştirme süreçlerindeki etkinliğini artırmayı amaçlayan ve uzmanların ISO, CEN-CENELEC ile ETSI gibi küresel standart kuruluşlarındaki çalışmalarını fonlayan StandICT.eu programı, Türk akademisyenin projesine destek sağlayacak.
Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Afşın Yusuf Çetinkaya tarafından yürütülen Dijital Ürünlerde Karbon ve Su Ayak İzi Raporlaması İçin Ortak Veri ve Uyumluluk Standartları adlı proje, Avrupa Birliği’nden (AB) destek almaya hak kazandı. Çalışma, YTÜ’nün çevre mühendisliği ve dijitalleşme konusundaki akademik birikimi, küresel çevre standartlarının belirlenmesi ve uygulanması süreçlerinde doğrudan rol oynayacak.
Karbon ve su ayak izi verileri dijitalleşiyor
Projenin temel odak noktasını, küresel sanayinin ve ihracatın yeni gündemi olan Dijital Ürün Pasaportu (Digital Product Passport – DPP) çerçevesinde yürütülecek teknik çalışmalar oluşturuyor. AB desteğiyle hayata geçirilecek proje sayesinde, karbon ve su ayak izi verileri uluslararası standartlara uygun ve dijital ortamlarda birlikte çalışabilir bir altyapıya kavuşturulacak. Bu geliştirme, çevresel etki verilerini salt izole raporlar olmaktan çıkarıp, karmaşık tedarik zincirleri boyunca güvenli, kesintisiz ve bütüncül bir şekilde paylaşılabilir hale getirecek.
Avrupa Yeşil Mutabakatı için şeffaf raporlama
Proje kapsamında özellikle Karbon Ayak İzi, Su Ayak İzi ve Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) standartları, yeni nesil dijital veri yapılarıyla yapısal olarak uyumlu hale getirilecek. Kurulacak bu teknik ve standartlaştırılmış altyapı, Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleriyle tam entegre çalışarak sürdürülebilirlik raporlamasının şeffaflığını ve güvenilirliğini artıracak. Böylece, endüstriyel üretimden son tüketiciye kadar uzanan geniş yelpazede, çevresel etki verilerinin izlenebilirliği sistematik bir güvence altına alınmış olacak.
Değerli öğretim üyemizi tebrik eder, uluslararası alandaki bu önemli çalışmasında başarılar dileriz.