Rektörümüz akademisyenlerimizle bir araya geldi: İlk 100 vizyonumuza kilitlenmiş durumdayız
Rektörümüz Prof. Dr. Eyüp Debik, 2031 yılına kadar dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasına girme stratejisi kapsamında yurt dışında yüksek lisans ve doktorasını yapmış akademisyenlerimizle kahvaltıda bir araya geldi. Bilimsel üretkenliği ve uluslararasılaşmayı merkeze alan toplantıda, üniversitenin küresel konumunu güçlendirecek eylem planları ve teşvik mekanizmaları masaya yatırıldı.
Rektörümüz Prof. Dr. Eyüp Debik, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin teknoloji ve bilim üretme kapasitesini uluslararası standartların üzerine taşıma hedefini yurt dışında lisansüstü ve doktora çalışmalarını tamamlamış akademisyenlerimizle 2031 vizyonu ve akademik istişare toplantısında bir araya geldi. YTÜ Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Vatan Karakaya ve Prof. Dr. Güleda Engin de toplantıda hazır bulundu.
Devlet üniversiteleri arasında 4. sırada yer alan YTÜ'nün mevcut durumunun ve stratejik yol haritasının değerlendirildiği kahvaltılı toplantı, katılımcıların çözüm odaklı fikirlerini sunduğu çok yönlü bir etkileşim zemininde gerçekleşti. Toplantıda, bireysel çalışmaların ötesine geçen disiplinler arası araştırma gruplarının, uluslararası kurumlar ve sektör temsilcileriyle yürütülecek ortak projeler ele alındı. Üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) bütçesinin artırılması, üniversitenin öz kaynaklarından doktora öğrencilerine burs sağlanması gibi konular masaya yatırıldı.
“İlk 100 vizyonumuza kilitlenmiş durumdayız"
Toplantıda üniversitenin gelecek hedeflerini paylaşan ve akademik kadronun bu süreçteki yenilikçi rolünü özetleyen Prof. Dr. Eyüp Debik, küresel araştırma üniversiteleri arasındaki rekabette güçlü bir şekilde girdiklerini söyledi.
Debik, "Rakiplerimiz de sürekli koştuğu için bizim artık sadece koşmamız değil, depar atmamız gerekiyor. 2031 yılına kadar dünyada ilk 100 üniversite arasına girmek olarak belirlenen vizyonumuza kilitlenmiş durumdayız" dedi.
Uluslararasılaşma adımlarının ve nitelikli insan kaynağı transferinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Debik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Artık devletten veya dışarıdan öğrenci gelmesini beklemek yerine, dünyanın dört bir yanına giderek yetenekli öğrencileri bizzat bulup getirmeliyiz. Dışarıdan üniversiteye yetenek ve AR-GE kaynağı transfer etme devrine geçiş yapmalıyız."
Debik, üniversitenin yüzde 10'luk dilimin üzerindeki prestijli dergilerde yer alan makale sayısında yakaladığı yüzde 12,6'lık artışın, doğru teşvik mekanizmalarıyla kalıcı bir başarıya dönüştürüleceğini belirtti. Toplantıda proje ve nitelikli yayın sayılarındaki mevcut metrikler detaylı olarak incelenirken, akademisyenlerin sahada karşılaştığı darboğazların aşılması için çözümler ele alındı.
Uluslararası proje ofisi devrede
Prof. Dr. Eyüp Debik, küresel hedeflere ulaşmak hedefi doğrultusunda kurumsal altyapısını güçlendiren üniversitenin, Teknoloji Transfer Ofisi bünyesinde, Brüksel tecrübesine sahip uzmanların da yer aldığı Uluslararası Proje Ofisi'nin, akademisyenlere uluslararası çaplı projelerin yazımı, yönetimi ve yürütülmesi süreçlerinde uçtan uca profesyonel danışmanlık sağlanacağını kaydetti.
Hedef: Yetenek avcılığı ile beyin göçü tersine çevirmek
Toplantının en önemli vizyon hamlelerinden biri ise insan kaynağı planlamasındaki "Yetenek Avcılığı" (Headhunting) stratejisi oldu. Yabancı uyruklu öğretim üyesi sayısının mevcut 25 seviyelerinden 300'e çıkarılması hedeflenirken, bu hedefe ulaşmada akademisyenlerin uluslararası ağlarının kritik önem taşıdığı vurgulandı.
Süreçte karşılaşılan bürokratik zorlukların birer "doğum sancısı" olduğunu belirten Prof. Dr. Debik, kararlılık mesajı vererek, "İlk 100 için tabiri caizse kelleyi koltuğa aldım gidiyorum. Tüm akademisyenlerimizden kendi uluslararası bağlantılarını kullanarak en az bir nitelikli akademisyeni üniversitemize kazandırmalarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Doktora süreçleri için de benzer bir vizyonla hareket ettiklerini aktaran Debik, akademisyenlerin bizzat çantalarını alıp "doktora avcılığına" çıkmaları gerektiğini söyledi.
Yurt dışından nitelikli doktora öğrencisi transfer edecek akademisyenlerin yurt dışı görüşme süreçlerini yürütebilmeleri adına BAP üzerinden 150 bin TL’lik özel proje desteği ayrıldığı açıklandı. QS ve THE gibi uluslararası sıralamalarda doktora öğrencisi ve mezun sayısının kritik metrikler olduğunu hatırlatan Debik, profesörlük atamalarında getirilen doktora tezi bitirtme şartının da üniversitenin bu küresel menfaatleri doğrultusunda zaruri bir adım olduğunu ifade etti.
Araştırmaya ve nitelikli yayına destek
Rektör Debik, küresel hedeflere ulaşmak için kurumsal kaynakların en üst düzeyde seferber edildiğini vurguladı. Küresel hedeflere ulaşmak için kurumsal kaynakların en üst düzeyde seferber edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Debik, devletten BAP için gelen yaklaşık 15 milyon TL'lik bütçenin döner sermaye ve üniversite öz kaynaklarıyla 200 milyon TL seviyelerine çıkarıldığını müjdeledi. YÖK'ün araştırma üniversitelerine aktardığı 72 milyon TL'lik desteğe üniversite olarak 50 milyon TL daha ilave ettiklerini belirten Debik, sunulacak yeni teşvikleri şu sözlerle detaylandırdı:
"Yıldız Teknoparkımız ve vakfımız aracılığıyla bu yıl araştırmalarımıza yaklaşık 80 milyon TL destek sunacağız. Bu bütçeyle 50'si yurt dışından, 50'si ulusal olmak üzere toplam 100 doktora öğrencimize ve ilaveten 20 post-doktora araştırmacımıza TÜBİTAK seviyesinde burs sağlayacağız. Görünürlüğü yüksek, nitelikli yayınları artırmak amacıyla; yüzde birlik dilimdeki prestijli dergilerde yayın yapacak hocalarımıza 150 bin TL'ye kadar açık erişim dergi ücreti desteği sunuyoruz. Yüzde onluk dilimde yer alan dergiler için ise strateji başkanlığının desteğine ek olarak veya tamamen kendi kaynaklarımızla yüzde 30 oranında yayın desteği vereceğiz."
Rektörümüz Prof. Dr. Eyüp Debik, eksikliklerin hızla tamamlanması ve mevcut büyük potansiyelin doğru kullanılması halinde 2031'de ilk 100 hedefinin kesinlikle ulaşılamaz bir hayal olmadığının altını çizdi.
Toplantı, akademisyenlerin tek tek söz alarak üniversitenin ilk 100 hedefine yönelik stratejik önerilerini sunduğu dinamik ve sonuç odaklı bir bölümle sona erdi.