AA Yeşilhat YTÜ’de: "Elektrikli araç bataryaları, UPS sistemlerinde ikinci ömür kazanıyor"
Anadolu Ajansı Yeşilhat Akademi Buluşmaları kapsamında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte, iklim değişikliğiyle mücadelede su yönetimi ve temiz enerji teknolojilerinin rolü akademik perspektifle ele alındı.
Anadolu Ajansı (AA) Çevre ve Tarım Haberleri Müdürlüğü’nün, çevre ve doğayı odağına alarak üniversitelerle birlikte düzenlediği Yeşilhat Akademi Buluşmaları etkinliğinin yeni adresi YTÜ oldu."Sürdürülebilirlik Perspektifinde Su Yönetimi ve Enerji Teknolojileri" başlıklı panel, YTÜ Davutpaşa Kampüsü Tarihi Hamam Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Moderatörlüğünü, AA Çevre ve Tarım Haberleri Muhabiri Gülseli Kenarlı’nın yaptığı panele, YTÜ Temiz Enerji Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Aysel Kantürk Figen, İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayrullah Ağaçcıoğlu, İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çakmakçı ve Temiz Enerji Teknolojileri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Ali Rıfat Boynueğri konuşmacı olarak katıldı.
"Sürdürülebilirlik aklımıza sadece çevre mühendisliğini getirmemeli"
Program, YTÜ Araştırma Planlama Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güleda Engin'in açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Engin, YTÜ’nün sürdürülebilirlik vizyonunu ve yenilikçi projelerini özetlediği konuşmasında sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir kavram olmadığına vurgu yaptı.
Engin, "Sürdürülebilirlik dediğimizde aklımıza sadece çevre mühendisliğini ilgilendiren alanlar gelmemeli. Sürdürülebilirlik, finansta da, üretimde de, enerji sektöründe de çok farklı boyutlarda ele almamız gereken bir konu" dedi.
YTÜ’nün yeşil kampüs hedeflerine ve enerji alanındaki lider konumuna değinen Prof. Dr. Engin, "Çeşitli indeksler tarafından değerlendirildiğinde enerji alanında yaptığımız araştırmalar çok ciddi bir noktada yer alıyor. Türkiye'de bir numarayız diyebiliriz." şeklinde konuştu.
"Basınçlı sulamaya geçiş tarımsal verimliliği yüzde 90'lara çıkarabilir"
Panelde ilk sözü alan Prof. Dr. Hayrullah Ağaçcıoğlu, Türkiye'nin kullanılabilir su potansiyeline dikkati çekerek, toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 75'inin tarım sektöründe gerçekleştiğini belirtti.
Klasik açık kanal ve salma sulama yöntemlerindeki yüksek su kaybına değinen Ağaçcıoğlu, "Basınçlı ve damla sulama sistemlerine geçiş tarımsal verimliliği yüzde 90'lara çıkarabilir" dedi.
Ağaçcıoğlu, kentsel alanlarda yağmur suyu hasadı ve kırsal bölgelerde sızdırma galerileri gibi depolama yöntemlerinin, kuraklık periyotlarında ilave su kaynağı oluşturmak adına stratejik öneme sahip olduğunu aktardı.
"Atık sular külfet değil, tatlı su kaynağı olarak görülmeli"
İklim değişikliğinin hidrolojik döngü üzerindeki yıkıcı etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Çakmakçı ise atık su yönetimine yönelik bakış açısının tamamen değişmesi gerektiğini vurguladı.
Atık suların bertaraf edilecek bir yük olmayıp bilakis değerli bir kaynak olduğunu kaydedenÇakmakçı, "Günümüzde artık ileri biyolojik arıtma sistemlerinin yaygınlaştırılarak suyun sanayi ve tarımda yeniden kullanılması hayati önem taşıyor" diye konuştu.
Çakmakçı ayrıca, altyapı sistemlerinde dijital ikiz teknolojilerinin ve yapay zekanın kullanılmasının, gelecekteki taşkın ve kuraklık krizlerinin anlık yönetiminde temel belirleyici olacağına dikkati çekti.
"Yeni nesil elektrolizör teknolojilerine odaklanmalıyız"
Prof. Dr. Aysel Kantürk Figen de enerji üretim süreçleri ile su kullanımı arasındaki güçlü bağa vurgu yaparak, yatırımlarda su ayak izinin titizlikle hesaplanması gerektiğini ifade etti.
Atmosferden veya sanayi tesislerinden yakalanan karbondioksiti ham madde olarak kullanarak faydalı sentetik yakıtlara dönüştüren "Power-to-X" teknolojisinin yenilenebilir enerji yatırımlarına entegre edilmesinin önemini anlatan Figen, "Geleceğin enerji altyapısı için deniz suyunu doğrudan işleyebilen ve değerli metallerden bağımsız çalışan yeni nesil elektrolizör teknolojilerine odaklanmalıyız" tespitini paylaştı.
"Bataryaların 'ikinci ömür' kapsamında değerlendirilmesi şart"
Doç. Dr. Ali Rıfat Boynueğri ise ulaşım sistemlerindeki elektrifikasyonun enerji verimliliğine katkılarını değerlendirdi. Bataryalı araçların içten yanmalı motorlara kıyasla kuyudan tekere (well-to-wheel) enerji verimliliğinde çok büyük bir avantaj sağladığını belirten Boynueğri, elektrik üretim kaynağının yenilenebilir olmasının çevresel faydayı en üst seviyeye taşıdığını dile getirdi.
Boynueğri, ömrünü tamamlayan araç bataryalarının doğrudan geri dönüşüme gönderilmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Bu sistemlerin kesintisiz güç kaynakları (UPS) veya yenilenebilir enerji santrallerinde depolama ünitesi olarak 'ikinci ömür' (second life) kapsamında değerlendirilmesi sürdürülebilir bir ekosistem için şarttır" dedi.