Yıldız’da Usta Bestekâr Âmir Ateş’e Saygı Gecesi  | Yıldız Teknik Üniversitesi Skip to main content

Yıldız’da Usta Bestekâr Âmir Ateş’e Saygı Gecesi 

Yıldız Teknik Üniversitesi ve YTÜ Yıldız Teknopark iş birliğiyle düzenlenen ‘Yıldızların Altında Kültür ve Sanat’ serisinin altıncı buluşması, Türk müziğinin yaşayan üstadı hafız ve bestekâr Âmir Ateş’i ağırladı. 

 

“Nesilden Nesile: Ustalara Saygı” temasıyla YTÜ Tarihi Hamam’da düzenlenen gecede, usta bestekâr ve genç müzisyenlerin aynı sahneyi paylaşmasıyla musiki dolu bir zaman yolculuğu yaşandı.

 

Yıldız Teknik Üniversitesi, kampüs sınırlarını kültür ve sanatın birleştirici gücüyle genişletmeye devam ediyor. YTÜ ve YTÜ Yıldız Teknopark iş birliğiyle Davutpaşa Tarihi Hamam’da düzenlenen Yıldızların Altında Kültür ve Sanat etkinliğinin yeni bölümünde, Türk sanat müziği ve tasavvuf müziğinin duayen ismi hafız ve bestekâr Âmir Ateş ağırlandı.

 

14 Ocak 2026 Çarşamba akşamı gerçekleşen etkinliğe, YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Dedik, İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, rektör yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Göksel Ağargün, Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, Prof. Dr. Vatan Karakaya, Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Özer Çınar ve YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip de katılım sağladı. Sanatseverlerin yanı sıra akademik ve idari personel ile öğrencilerin de ilgi gösterdiği gece protokol ve sanat dünyasını bir araya getirdi.

 

Türk müziğine kazandırdığı iki bine yakın eserle “Yaşayan İnsan Hazinesi” unvanına sahip olan Âmir Ateş, gecede hem bestekâr hem de icracı kimliğiyle gönülleri fethetti. Etkinliğin “Nesilden Nesile” konseptine uygun olarak sahne, usta-çırak ilişkisinin en zarif örneğine dönüştü. Âmir Ateş Müzik Ortaokulu öğrencileri ile YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü öğrencileri usta sanatçıyla aynı atmosferi soluyarak eserleri yorumladı. Şair-yazar Melek Hiç’in Hz. Peygamber’e ithafen kaleme aldığı ‘Bir Kızıl Goncaya Benzer Dudağın’ şiirini bestekârı Âmir Ateş, Nesilden Nesile temasıyla düzenlenen gecede muhayyerkürdî makamındaki eseri Yıldızlı öğrencilerimizle birlikte seslendirdi. Gecenin en anlamlı sürprizlerinden biri ise bu özel buluşmanın aynı zamanda Âmir Ateş ve değerli eşinin evlilik yıl dönümüne denk gelmesiydi.

 

“Nağmeler kültürel hafızamızın tapusudur”

Gecede konuşan Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, üniversitelerin bilim ve teknoloji üreten merkezler olmasının yanı sıra kültürel mirasın taşıyıcısı olan kurumlar da olduğunu vurguladı. Hafız ve bestekar Âmir Ateş’in “İstanbul Beyefendisi” duruşuyla zarafet, edep ve gönül inceliğini temsil ettiğine dikkat çeken Rektör Debik, ustanın eserlerinin güfte tercihindeki sadeliğe ve gönle ulaşan diline vurgu yaparak, “Mûsikî hayatın içindedir ve insanlığın yaratılışı ile aynı zamanda yaratılmıştır diyen Hocamızın bu yaklaşımı, sanatı, kalbe tesir eden bir değer olarak ele alır” dedi. 

 

Konuşmasında gençlerin usta sanatçıyla aynı sahneyi paylaşmasının önemine de değinen Debik, “Gençlerimizin, Âmir Ateş Hocamızın huzurunda icra ettikleri her eser, aslında geçmişten geleceğe kurduğumuz gönül köprüsünün birer taşıdır. Bu nağmeler, kültürel hafızamızın tapusudur ve onları yaşatmak boynumuzun borcudur” ifadelerini kullandı.

 

“Geleceğin Türkiye'sini hep beraber inşa edeceğiz”

Etkinliğe onur konuğu olarak katılan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, üniversite, sanayi ve sanatın birlikteliğine dikkat çekerek ‘üçlü sacayağı’ vurgusu yaptı. YTÜ’nün bilim dünyasına kattığı değerin yanı sıra sanatla kurduğu bağın önemine değinen Bahçıvan, “Biz burada inşallah 'üçlü sacayağını' birleştireceğiz. Bir taraftan yetiştirdiği öğrencileriyle Türkiye sanayisinin ve bilim dünyasının geleceğine yıldız gibi ışıklar saçan Yıldız Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknopark, diğer tarafta o yetişen kıymetli evlatlarımızın istihdam edildiği sanayimiz ve iş dünyamız...” dedi.

 

Bir toplumun ancak müşterek bir kalkınmayla gelişebileceğini belirten Bahçıvan, bu yolculuğun sanatla bütünleşmesi gerektiğinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Sadece sanayi ve ekonomi dünyasındaki başarılarımızı değil bu yolculuğu sanatla da birleştirerek geleceğin Türkiye'sini hep beraber, yıldızların ışığı altında umutla inşa edeceğiz.”

 

“Musikimizi güzel sanatlarımızın en güzel tarzı”

Türk müziğinin yaşayan üstadı Amir Ateş ise bir ilim yuvasında sanata gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. YTÜ’nün eserlerine ev sahipliği yapmasından onur duyduğunu belirten usta bestekâr, “Bu ilim yuvasının, bu feyiz menbaının; nâçiz eserlerime böyle bir gecede yer vermiş olmasından dolayı minnet dolu şükranlarımı arz ediyorum.” dedi.

 

Musikinin bir fotoğrafı canlandıran ruh olduğuna değinen Âmir Ateş, gençlere ve sanatseverlere Türk müziğine sahip çıkmaları çağrısında bulunarak duygularını şu sözlerle ifade etti: “Musikimizi sevelim, sevdirelim. O, güzel sanatlarımızın en güzel tarzı, en güzel resmidir. Bir fotoğrafı hayranlıkla seyrederiz ama onu bir müzik eşliğinde seyrederken o fotoğraf canlanır.” Bestekâr Âmir Ateş, “Yıldız’ın ömür boyu ilim yuvası olarak kalmasını ve feyiz vermeye devam etmesini niyaz ederim” temennisinde bulundu. 

 

Unutulmaz Eserler Tarihi Atmosferde Yankılandı

Tarihi Hamam’ın mistik akustiğinde gerçekleşen konserde, Türk müziği repertuvarının en seçkin örnekleri icra edildi. Gecede sahne alan Dr. Öğr. Üyesi Levent Kaya, Âmir Ateş’in sanat hayatında kilometre taşı sayılan “Eylül Akşamları” ve “Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim” eserlerini başarıyla yorumlayarak dinleyicilere duygu dolu anlar yaşattı.

 

Özellikle “Mevlid” geleneğinin önemli temsilcilerinden olan Âmir Ateş’in tasavvufi derinliği geceye ayrı bir manevi hava kattı. Programın finalinde seslendirilen “Asırlardır Ulu Bir Çınarız Biz” eseri ise salonu dolduran misafirlerden büyük alkış aldı. Usta bestekârın “Bir Kızıl Goncaya Benzer Dudağın” gibi dillerden düşmeyen klasikleri hem ustanın hem de genç yeteneklerin yorumuyla geceye damgasını vurdu. 

 

Türk Müziğine Adanmış Bir Ömür: Amir Ateş

1942 yılında Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde dünyaya gelen Amir Ateş, babası Hafız Vehbi Efendi’den aldığı ilhamla başladığı musiki yolculuğunu İstanbul’a gelerek Üsküdar Musiki Cemiyeti ve Emin Ongan gibi üstatların rahle-i tedrisinden geçerek zirveye taşıdı. Sadettin Kaynak, Kemal Batanay ve Sabahattin Volkan gibi bestekârlarla çalışma fırsatı bulan Ateş, Türk Sanat Müziği ve Türk Tasavvuf Müziği alanında ürettiği eserlerle literatüre silinmez izler bıraktı. 2021 yılında “Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanterine” giren sanatçı, bestelerinin yanı sıra yetiştirdiği öğrenciler ve kurduğu korolarla musiki geleneğinin gelecek kuşaklara aktarılmasında öncü bir rol üstlenmeye devam ediyor.

 

Gecenin sonunda, Türk müziğine katkıları ve teşriflerinden dolayı Amir Ateş’e plaket takdim edildi.