Skip to main content
Anasayfa

Tarihçe

Kondüktör Mekteb-i Âlisi  Dönemi Logosu

1911-1922

Kondüktör Mekteb-i Âlisi

Nafia Fen Mektebi Logo

1923-1936

Nafıa Fen Mektebi

YTU Teknik Okul

1936-1969

İstanbul Teknik Okulu

İDMMA Logo

1969-1982

İstanbul Devlet Mühendislik ve

Mimarlık Akademisi

Yıldız Üniversitesi Logosu

1982 - 1992

Yıldız Üniversitesi

Yıldız Teknik Üniversitesi Logosu

1992 - ∞

Yıldız Teknik Üniversitesi

 

1911-1922

Kondüktör Mekteb-i Âlisi Dönemi

Kondüktör Mektebi, Osmanlı İmparatorluğu’nda yapımına hız verilen yol, demiryolu, köprü inşası gibi çeşitli bayındırlık faaliyetlerinde görev alacak teknikerlerin yetiştirilmesi amacıyla kuruldu. 11 Mayıs 1911’de Meclis-i Mebusan’da gündeme gelen okulun resmi kuruluş ilanı 31 Temmuz 1911’de yapıldı. “Âli” mektep yani yüksekokul statüsündeki Kondüktör Mektebi’nin programı iki yılla sınırlandırıldı ve öğrenim aynı yılın eylül ayında başladı.

Özel bir bina yapılmasına vakit olmadığı için Divanyolu üzerinde bugün Sağlık Müzesi olarak bilinen Salih Efendi Konağı okul için tahsis edildi ve cebir-matematik dersi öğretmeni Hazım Bey ilk müdür olarak atandı. Okul açıldıktan birkaç hafta sonra başlayan Trablusgarp Savaşı nedeniyle 40’ar kişilik iki şubeden 1913 yılında sadece 14 öğrenci mezun olabildi. Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı, ardından İstanbul’un işgaline de tanık olan kurum sık sık yer değiştirmek zorunda kalmasına rağmen öğretimi ara vermeden sürdürdü.

1913 yılında kurumun başına geçen İbrahim Selahattin Bey savaş ve işgal yıllarında öğretmen bulmakta zorlandığı için programdaki birçok dersi tek başına yürüttü. 1923 yılına kadar birçok öğrencisini cepheye yollayan okuldan 66 öğrenci tekniker olarak mezun olabildi ve bu öğrencilerin çoğu Anadolu’da yürütülen bayındırlık projelerinde görev aldılar.

 

1923-1936

Nafia Fen Mektebi

1923 sonbaharında Cumhuriyetin ilanından kısa bir süre önce Kondüktör Mektebi, Mühendis Mektebi’nin bulunduğu Gümüşsuyu’ndaki kışlanın bir kanadına taşındı ve kurumun adı Nafia Fen Mektebi olarak değiştirildi. Bir sonraki yıl parasız yatılı öğrenime geçilerek, yurdun her yerinden öğrencilerin kabulüne başlandı. Ders programlarında yapılan düzenlemeler sonucunda öğrenim süresi altı ay uzatıldı ve okul süresi iki buçuk yıla çıkarıldı, mezunlarına fen memuru diploması verilmeye başlandı.

1930 yılında Bedriye Hanım Nafia Fen Mektebi’nden mezun olarak hem okulun, hem de genç cumhuriyetin ilk kadın fen memuru oldu. Ertesi yıl Ankara merkezli Nafia Fen Mektebi Mezunları Birliği kuruldu. O yıl İbrahim Selahattin Bey sağlık nedeniyle müdürlükten ayrılınca yerine Cevdet Erdemi atandı. Öğrenim süresine bir ay daha eklendi ve program üç yıla çıkarıldı. Böylece fen memurlarının daha kalifiye olmaları hedeflendi.

1935 yılı geldiğinde yol mühendisi Atıf Tansuğ müdür oldu. Aynı senenin yazında alınan bir kararla okul Gümüşsuyu’ndan Kuruçeşme’deki Memduh Paşa Köşkü’ne taşındı. Ne var ki Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya’nın girişimleriyle mevcut okul programında bir kere daha değişime gidildi ve 4 Aralık 1936 tarih ve 3074 sayılı ek kanunla öğrenim programı değiştirildi. Böylece Nafia Fen Mektebi hem iki yıllık tekniker hem de dört yıllık mühendislik programı uygulamaya başladı. Okulun adı da Teknik Okul olarak değiştirildi.

 

1936-1969

Teknik Okul

1936 yılında iki farklı tür eğitimle hem tekniker hem de mühendis yetiştirmeye başlayan Teknik Okul, artan öğrenci mevcudu nedeniyle 1937 baharında Yıldız Sarayı kompleksi içinde tahsis edilen binalara yerleşir. 11 Kasım 1937 tarihinde de reisicumhur Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla okulun yönetmeliği kabul edilir. 

Yıldız Sarayı’ndaki ahşap köşkler derslik ve kütüphane olarak değerlendirilirken, Çukursaray pansiyon olarak düzenlenir. Damatlar Dairesi olarak bilinen yapıysa dış beden duvarları korunarak mimar Emin Onat tarafından hazırlanan planlara uygun olarak yeniden inşa edilir ve 1939 yılı güz döneminde İnşaat ve Makine şubelerinin kullanımına açılır.

1941 yılında Maarif Bakanlığı’na bağlanan okulun ilk yıllığı 1942-43 mezunları için hazırlanır ve diploma numaraları Nafia Fen Mektebi’nin bıraktığı yerden devam ettirilerek kurumsal bütünlüğün korunması sağlanır. Anadolu’ya ilk teknik gezi düzenlenmesi, diploma projesi dersinin programa eklenmesi gibi yeniliklerin yanı sıra Mühendislik birimi altında Mimarlık ve Elektrik şubelerinin açılması, ülkedeki ilk Harita Kadastro Şubesi ile ilk Akşam Teknik Okulu’nun kurulması da yine Teknik Okul çatısı altında gerçekleşir.

1951 güzünde iki yıllık tekniker şubeleri kapatılır. 1959 güzünde yeni öğretim binası kullanıma açılır. Aynı yıl yüksek lisans programları öğrenci kabul etmeye başlar ve ülke çapında açılan diğer teknik okullarla karışmaması için kurum İstanbul Yıldız Teknik Okulu olarak anılmaya başlanır.

Okulun simge müdürlerinden Atıf Tansuğ bir yılı Nafia Fen Mektebi’nde olmak üzere 25 yıl boyunca görev yaparken, 1963 yılında ilk kez seçimle göreve gelen yüksek mühendis Prof. Adnan Ergeneli ise Teknik Okul’un “Akademi” statüsü kazanmasında büyük rol oynar. 3 Haziran 1969 tarihli 1184 sayılı kanunla İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi kurularak Teknik Okul devri sona erer. 

 

1969-1982

İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi

İstanbul Yıldız Teknik Okulu, 3 Haziran 1969 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 1184 sayılı kanunla yeni bir statü ve yapı kazanır ve kurumun adı İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi olarak değiştirilir. Böylece şube idareleri kürsü yapısına dönüştürülür; Teknik Okul bünyesindeki öğretim kadrosu akademik tahsil seviyesine göre asistan, öğretim görevlisi, doktor, doçent ve profesör unvan olarak sıralanır. Mühendislik eğitimi vermenin yanı sıra mühendislik bilimine katkı da sağlayabilme gayesiyle yapılan bu değişiklikten sonra İDMMA bünyesinde, Elektrik, Harita ve Kadastro, İnşaat, Makine ve Mimarlık Bölümleri altında 40 kürsü kurulur.

Her kürsü başında en az bir profesör bulunmaktadır. Prof. Nuriye Pınar Erdem hem Jeoloji Kürsüsü’nün hem de İDMMA’nın ilk kadın kürsü başkanı olarak göreve başlar. Tüm dünyada öğrenci hareketinin etkili olduğu o yıllarda İDMMA’da da öğrenci boykotları ve siyasi görüş temelinde yaşanan çeşitli çatışmalar yaşanır ve kurum yönetimi sadece 1970 yılında 3 defa değişir. 

Sonunda Teknik Okul’da da bir dönem müdürlük yapmış olan Vakkas Aykurt başkan olarak göreve ikna edilir ve okul bir süre için istikrara kavuşur. Akabinde 1971 yılında İstanbul’daki özel mühendislik okullarının devletleştirildiği dönemde Vatan Mühendislik, Işık Mühendislik, Kadıköy Mühendislik, Galatasaray Mühendislik, İstanbul Kimya Yüksek Okulu ve Cağaloğlu Mühendislik Okulları İDMMA’ya bağlanır. Öğrenci mevcutlarında gündüz programlarında 4 katı bir artışla 5100 öğrenci, akşam programlarındaysa 5 kat bir artışla 8000 öğrenci İDMMA çatısı altına girer.

1973 yılında Matematik ve Fizik şubelerinden oluşan Temel Bilimler Bölümü açılır. Akademi başkanlığına Prof. Muzaffer Sağışman gelir ve artan öğrenci sayısına uygun olarak laboratuvarlar yenilenir. Benzer çalışmalar 1977 yılında başkanlığa gelen mimar Prof. Süha Toner döneminde de devam eder, konferans salonu ve spor sahaları eklenir. 1982 yılında çıkarılan Yüksek Öğrenim Kanunu kapsamında yapılan zorunlu değişiklilerle tüm akademilerin üniversite olarak yeniden yapılandırılmasına karar verilir ve böylece İDMMA, Yıldız Üniversitesi adını alır.

 

1982-1992

Yıldız Üniversitesi

12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında yeniden anayasal düzene geçilirken Yüksek Öğrenim Kanunu çıkarıldı ve ülke genelindeki akademilerin tümü üniversiteye çevrildi. Böylece İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi 30 Mart 1983 tarihli 2809 sayılı yasayla Yıldız Üniversitesi adını aldı.

İDMMA’nın son başkanı Prof. Süha Toner rektör olarak atanırken, İDMMA’nın kendi bölümleri ile özel mühendisliklik yüksekokullarından intikal eden bölümler genel olarak Mühendislik Fakültesi, mimarlık bölümleriyse Mimarlık Fakültesi adı altında toplandı. Bunlara ek olarak Kocaeli Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi fakülteye dönüştürülerek Yıldız Üniversitesi bünyesine dahil edildi. 1959’dan beri süre gelen yüksek lisans eğitimleri de Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri Enstitüleri adıyla iki ayrı başlık altında gruplanırken, Rektörlüğe bağlı olarak Fen-Edebiyat Fakültesi kuruldu. Bir süre sonra da rektörlüğe bağlı Yabancı Diller Yüksek Okulu, Atatürk İlke ve İnkılapları Tarihi ile Beden Eğitimi ve Güzel Sanatlar Bölümleri eklendi. 

Özel mühendislik okullarının devletleştirilmesi sürecine İDMMA bünyesine giren kurumların kullandığı yapılardan Şişli’deki binaya Fen-Edebiyat Fakültesi, Ayazağa’daki binaya ise Beden Eğitimi bölümü yerleştirildi. Değişen teknolojik konulara uygun olarak Yıldız Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği, Gemi İnşaatı Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği, Elektronik ve Haberleşme Mühendislikleri ile bir de Meslek Yüksek Okulu açar.

Sabancı Ailesi’nin desteğiyle Yıldız Kampüs içinde personelin çocukları için kreş ve kütüphane yapılması kararlaştırılır. Prof. Süha Toner’in ikinci defa rektör seçildiği bu dönemde Türkiye’deki ilk Müzecilik Yüksek Lisans programının açılması, Yüksel Sabancı Kültür ve Sanat Merkezinin kampüse kazandırılması gibi kültürel ve sanatsal faaliyetler dikkat çeker.

Yıldız Vakfı ile Amerika Birleşik Devletleri Maryland’de yurtdışında bulunan mezunları bir araya getirmeye amaçlayan mezunlar ofisinin kurulması da yine Yıldız Üniversitesi döneminde gerçekleşir. 

 

1992-∞

Yıldız Teknik Üniversitesi

03 Temmuz 1992 tarih ve 3837 sayılı yasayla, yine yapısal bazı değişiklikler gündeme gelir ve Yıldız Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi adını alır.  Kocaeli Meslek Yüksek Okulu ile Kocaeli Mühendislik Fakültesi kurumdan ayrılırken, Yıldız’da kalan 12 bölümlük Mühendislik Fakültesi lağvedilerek mevcut bölümler birleştirilerek Elektrik-Elektronik Fakültesi, İnşaat Fakültesi, Makine Fakültesi ve Kimya-Metalurji Fakültesi adıyla dört yeni fakülte kurulur. Fen-Edebiyat Fakültesi ile Mimarlık Fakültesi konumlarını korurken, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ise yepyeni bir fakülte olarak kurum bünyesine eklenir. Böylece Yıldız Teknik Üniversitesi, 7 fakülte, 2 enstitü, Meslek Yüksek Okulu ve Rektörlüğe bağlı bölümlerden oluşan yeni bir yapıya sahip olur.

Rektör Prof. Süha Toner’in 1992 yılı temmuzunda emekli olmasından bir ay sonra Yıldız Teknik Üniversitesi’nin kuruluş kararı onanır ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turgut Uzel YTÜ’nün ilk rektörü olur. Dört yıllık hizmet süresinin ardından iki dönem üst üste Prof. Dr. Ayhan Alkış rektör seçilir. 2004-2008 yılları arasında Prof. Dr. Durul Ören, 2008-2016 arasında ise yine iki dönem üst üste Prof. Dr. İsmail Yüksek rektörlük yaptıktan sonra 2016-2020 döneminde Prof. Dr. Bahri Şahin göreve gelir. 2020 yılında ise Prof. Dr. Tamer Yılmaz rektör olarak atanır.

2020 yılından bu yana Yıldız Teknik Üniversitesi 21. Yüzyılın gerektirdiği atılımları ortaya koyarak YTÜ için yeni hedefler belirlemekte ve ilgili projeleri hızla uygulamaya koymaktadır. Örneğin Sıfır Atık Belgesi alan Türkiye’deki ilk üniversite olarak, Yıldız Teknik Üniversitesi Engelsiz Üniversite, Sürdürülebilir Kampüs, Akıllı Kampüs projeleri, Temiz su ve temiz enerji kullanımına yönelik faaliyetleriyle dikkatleri çekmektedir. 

Ulusal ve uluslararası sahada görünürlüğünü dünya standartlarında ölçülür başarılarla artıran YTÜ, burs imkânlarıyla öğrencileri, yayın teşvik politikalarıyla da akademisyenleri desteklemekte, Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğündeki proje türlerini çeşitlendirilmesi ve Enstitülerde gerçekleştirilen tez çalışmalarının nitelik ve nicelik açısından geliştirilmesi amacıyla hem özendirici hem de kolaylaştırıcı tavrını ödün vermeden sürdürmektedir. 

2021 yılı Aralık ayında YÖK tarafından yapılan açıklamaya göre Araştırma Üniversiteleri listesinde A1 grubunda Türkiye’nin en iyi beşinci araştırma üniversitesi olan Yıldız Teknik Üniversitesi, 2003 yılında kurulan Teknopark’ıyla da son iki yılın en başarılı Teknopark ödüllünün de sahibidir.