IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 11 Haziran 2009

June 11th, 2009 by admin

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 11 Haziran 2009

Geçen hafta IxDA listelerinde web sayfalarında sekme kullanımı tartışılırken, Core77′de ürünlerde renk seçimi kriterleri üzerine tartışıldı. Core77 Snowboard Yarışması ve IxDA Dublin buluşması duyuruldu.

Geçen hafta IxDA’da, websitelerinde yeni bir trend olan sekme (tab) kullanımı tartışıldı. Norton, IBM ve Cisco‘nun sitelerinde örnekleri görülen bu kullanımda, birden fazla ürün ve seçenek, tek bir sayfa içinde kullanımının seçimine bağlı olacak şekilde listelenebiliyor. Bu konuda tasarımcıların ortaya koyduğu endişeler, sekme kullanımının sınırlı ve az bilgi içerecek şekilde kullanılması gerektiği, online alışveriş gibi karmaşık ve bir akış içinde olması gereken işlemlerde bile sekme kullanımına başvurulmasının yanlış olduğu şeklinde. Çok fazla bilgi içeren ve akışı bozan sekme kullanımı, kullanıcının dikkatinin doğru şeye odaklamasına engel olabilir deniyor. Bir başka görüşe göre, sekmelerin birbirlerinden tamamen bağımsız bilgiler içermesi durumunda, sekme kullanımının başarılı olabileceği görüşünde. Ayrıca kullanıcıların da, tasarımcıların bu kaygılarının yanında sekme içeren web sitelerini “sevdikleri” belirtiliyor. Web sitelerinin gittikçe daha karmaşık bir hale geldiği de düşünüldüğünde, sekme sayısının sınırlı tutulması, sekmelerdeki bilgilerin fazla yüklü olmaması, sekmeler arası bilgi anlamında çakışmalar olmaması kaydıyla, sekme kullanımı başarılı bir organizasyon sağlayabilir.

Geçen hafta Core77′de tartışılan ilgi çekici bir konu, ürünlerin tasarımı esnasında renk seçimi üzerineydi. Renk, kullanıcının algısını doğrudan değiştirdiği için, çok dikkatli seçilmesi gerekiyor. Renk kullanımı konusunda, tasarımın ne olduğu oldukça önem arzediyor. Çünkü kullanılan alana göre farklı renkler farklı çağrışımlar ifade edebiliyor. Örneğin tıbbi bir ürün için, kırmızı “kan”ı çağrıştıracağı için, neredeyse kesinlikle kaçınılması gereken bir renk. Renk konusunda bir de moda ve trendi takip etmek gerekebilir, çünkü her sene belli renkler daha ön plana çıkıyor. Örneğin Color Marketing grubu, her yıl tasarımcıların renk trendleri ve kullanımı konusunda bir araya geldikleri bir oluşum. Fakat elbette tasarlanacak ürünün rengi konusunda da bir kullanıcı araştırması yapılması en doğrusu. Bu konudaki kriterleri özetlemek gerekirse, markanın mevcut kurumsal kimliği, o tasarım için ön görülen strateji ve farklılık, hedef kullanıcı grubu ve müşteriler, kullanım bağlamı, fonksiyonel gereksinimler ve risk faktörleri, renklerin bağlamsal ve kültürel anlamları ve trend, sayılabilir.

Duyurular: IxDA üyesi etkileşim tasarımcıları, 17 Haziran Çarşamba günü, Dublin İrlanda’da buluşuyor. Frank Long’un konuşma yapacağı toplantının konusu, her yıl milyonlarca elektronik ürünün, kullanıcılar tarafından çalışmadıkları gerekçesiyle iade edilmesi. İşin gerçeği bu ürünlerin çoğu çalışıyor durumda oluyorlar. Buna gereksiz yere verilen müşteri destek hizmetleri de eklenince, ciddi bir maliyet oluşuyor. Burada kullanıcıları suçlamak yerine, ürün tasarımcılarının bu durumun önüne geçmenin yollarını düşünmek düşüyor.

Core77, NiDecker Snowboards işbirliğiyle bir tasarım yarışması duyurdu. NiDecker için snowboard grafiklerinin tasarımının yapılması istenen yarışmanın son başvuru tarihi 12 Temmuz 2009 ve birinciye 2500$ ödül veriliyor.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 4 Haziran 2009

June 4th, 2009 by admin

Geçen hafta listelerde kullanıcıları hatırlayan websiteleri ve Adobe’un Flash Catalyst ürünü üzerine tartışıldı. Agile tasarım konulu IxDA paneli ve iş ilanları duyuruldu.

Geçen hafta IxDA‘nın en dikkat çekici konularından birisi, yeniden ziyaret eden kullanıcıları hatırlayan web sitelerinin tasarımları ile ilgiliydi. Bir web sitesini ziyaret eden kullanıcılar bu bağlamda üç gruba ayrılıyor. Birincisi sayfayı ilk kez ziyaret eden kullanıcılar, bu kullanıcı grubu için varsayılan bir tasarım açılmalı. İkinci grup kullanıcılar, sayfayı daha önce ziyaret edip gerçekleştirdikleri görevler hatırlanan, fakat kullanıcının profilinin tam olarak bilinmediği durumlar. Son kullanıcı grubu ise bir kullanıcı hesabı oluşturup hem kullanıcı bilgileri hem de sayfadaki geçmişlerinin kaydı tutulanlar. Bu üç grup içinde en fazla 2.grup, yani sayfayı daha önce ziyaret etmiş olup, bir hesabı bulunmadığı için kaydının tutulması zor olan kullanıcı grubu, tasarım açısından zorluklar içeriyor. Buna örnek olarak My Broadband Speed adlı bağlantı hızı ölçüm sitesi, IP adresi ve cookie (çerez) yardımıyla kullanıcının bir önceki test sonucunu hatırlıyor. Bu tür bir kullanıcı gerektirebilecek bir başka uygulama, e-ticaret sitelerinde görülebilir. Bazı sitelerde, sitede bir hesabınız olmasa da alışveriş sepetinizi doldurabiliyor, siteye aynı bilgisayardan bir sonraki ziyaretinizde alışveriş sepetinizi bıraktığınız haliyle bulabiliyorsunuz. Araba kiralama şirketi ZipCar da, cookie kullanımıyla kullanıcıların davranışlarını kaydedip, kullanıcının araba kiralamak istediği şehir seçimini tutuyor, ve bir sonraki ziyarette varsayılan olarak o şehir seçili oluyor. MSN Money, Yahoo! Finance, ve Market Watch gibi finans portallarında da geçmişte yapılan aramalar, en son girilen başlıklar ve ilgi konuları gibi çeşitli noktalar hatırlanıyor.

Adobe‘un Flash Catalyst ürününün Beta versiyonu piyasaya sürüldü. Photoshop ve Illustrator ile yapılan tasarımları hiç bir kodlama gerektirmeden fonksiyonel kullanıcı arayüzlerine dönüştürebilmek için tasarlanan Catalyst, özellikle prototip tasarımı için önerilen bir ürün. Statik ekran görüntüleri ve tasarımlar yerine, Catalyst ile dinamizm ve etkileşim kazandırılabilen web site eskizleriyle, fikirlerinizi müşterilere çok daha etkili bir biçimde aktarabilmeniz hedefleniyor. Öğrenmesi ve kullanması kolay olan Catalyst, kodlama bilen tasarımcılar için Adobe Flash Builder ürünü ile birlikte kullanıldığında çok daha karmaşık etkileşimler gerektiren web siteleri tasarlanabiliyor. Ürünün piyasaya sürülmesi etkileşim tasarımcıları tarafından heyecanla karşılanmakla birlikte, IxDA ve Adobe forumlarında, Fireworks iş akışlarının entegre edilmemesiyle ilgili bir tartışma başladı. Tasarımcılar arasında web site prototip tasarımında Photoshop ve Fireworks kullanımı konusunda görüş ayrılıkları olsa da, Fireworks‘ü tercih eden önemli sayıda tasarımcı var; ve bu tasarımcılar ürünün sadece Photoshop ve Illustrator desteklemesini eksik buluyorlar. Fireworks ile entegrasyon sağlanabilse web prototip tasarımı konusunda önemli bir adım atılacağını ifade eden tasarımcılar için ne var ki CS5‘ten önce böyle bir ışık görülmediği ifade ediliyor.

Duyuru: 10 Haziran 2009′da IxDA Chicago “UX and Agile“(Kullanıcı deneyimi ve Çevik tasarım) başlıklı bir Panel düzenliyor. Agile bilindiği gibi tasarım sürecinin kısa zaman dilimlerine bölünerek uzun vadeli hedefler değil kısa vadeli ve parça parça hızlı şekilde ilerleyen bir tasarım sürecini öngörüyor. Panelin konu başlıkları şöyle: Etkileşim tasarımı ve Kullanıcı Deneyimi nedir? Agile (Çevik) Tasarım metodu nedir? Agile metodu kullanılan bir projeye kullanıcı testleri ve araştırmaları nasıl dahil edilebilir?

İş ilanları:
Macys.com, New York Amerika’daki tasarım ofisinde çalışmak üzere, web tasarımı ve fotoğraf konularında deneyimli, interaktif tasarım, sanat yönetmenliği, stüdyo yönetimi gibi çeşitli pozisyonlarda tasarımcılar arıyor.

Barcelona İspanya’da faaliyet gösteren Smart Design ise, yaratıcı yönetmenlik, kullanıcı deneyimi, ürün geliştirme konularında çalışacak etkileşim tasarımcıları arıyor.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 17 Nisan 2009

April 17th, 2009 by admin

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 17 Nisan 2009

Geçen hafta IxDA tartışma listelerinde tartışılan en kayda değer konulardan birisi şifre belirleme kriterlerinin kullanılırlığa etkisiyken, Core77 listelerinde öğrenci projelerinde gerçek marka kullanımı konusu tartışıldı.

Geçtiğimiz hafta IxDA‘da, kullanıcılardan bir hesap oluşturmaları ve bu amaçla bir şifre belirlemeleri istenen web site ve uygulamalarında, bu şifre belirleme kriterlerinin kullanılırlığa olan etkisi tartışıldı. Bu konudaki yaklaşım geniş bir spektrumda çeşitlilik gösteriyor. Bazı sitelerde hiç bir kriter istenmezken, bazı sitelerde toplam karakter sayısı, (# $@!) gibi özel karakterlerinin bulunmaması veya en az bir tane bulunması, belli bir sayıda rakam, büyük ve küçük harf çeşitliliğinin bulunması gibi özel kriterler istenebiliyor. Bu kriterlerin zorluğu ve çeşitliliği şifre güvenliğini artırırken, kullanılırlığı ve kullanıcı deneyimini olumsuz yönde etkiliyor. Hatta kullanıcıların şifrelerini hatırlamak için bir yere kaydetmelerine sebep oluyor ve daha büyük bir risk oluşturuyor. Bu konuda belirtilen görüşlere göre, şifrenin karmaşıklığı, kullanıcıların akılda tutmalarını zorlaştırıyor, ve rahatsız edici boyutta bir sıkıntı yaratabiliyor. Kullanıcılardan hatırlayabilecekleri basit şifreler oluşturmalarına izin verip, güvenlik meselesini altyapıda çözebilmek en ideali. Fakat blog, forum vb sitelerde şifrenin kendi güvenlik açığı bu şekilde kapatılabilirken, bankacılık işlemleri için belirlenen şifrelerin güçlü olması kritik bir konu.

Dolayısıyla kullanılırlık/güvenlik ikilemindeki tercih önceliği uygulamaya göre değişiyor. Bir diğer öneri, kullanıcıya kendi şifresini belirlerken, belirlediği şifrenin ne kadar güvenli olduğuna dair görsel geri bildirim verip, kullanıcıyı zor bir şifre belirlemesi için zorlamak. Pek çok sitede şifre belirlenirken, (zayıf/poor, orta/average, güçlü/strong) geri bildirimleri veriliyor. Eğer şifre güvenliğinin önrmli olduğu riskli bir uygulama için çalışıyorsanız, baekdal.com‘da hem şifrelerin nasıl kırıldığı, dolayısıyla hangi tür şifrelerin güvenli olduğuna dair hem de bu şifrelerin kullanılırlığına dair önemli bilgiler mevcut. Örneğin sitede tek bir kelime yerine anlamlı olan bir kaç kelimeden oluşan şifreler öneriliyor. Open Source bir şifreleme yöntemi olan OpenID ise geliştirdiğiniz uygulamaya göre işinizi fazlasıyla görebilir. Yeni bir sistem kurmanıza gerek kalmayabilir. Bruce Schneier‘in yazısı ise şifre güvenliği konusunda daha teknik ve detaylı bilgiler için önemli bir kaynak.

Geçen hafta Core77‘de ise öğrenci projelerinde marka kullanımı üzerine tartışıldı. Coroflot‘taki öğrenci portfolyolarında birince yer alan aşağıdaki imaj, bir taşıma aracı tasarımı ve öğrenci tarafında Nike imzası atılmış.


Öğrenci projelerinde gerçek markaların kullanımı konusunda tasarımcılar arasında iki yaklaşım bulunuyor. Bir kısım tasarımcı, öğrencilerin mezun olduktan sonra markalarla çalışacaklarını, dolayısıyla bir markanın kurumsal kimliğini ve tasarım dilini anlayıp, o doğrultuda kendi yaratıcılıklarını kullanabilmeyi öğrenmelerinin, öğrenim açısından faydalı bir kısıt olduğunu düşünüyorlar. Bir diğer taraf ise, eğitim sürecinin sektörün kısıtlarından özgür bir ortam olması gerektiği ve öğrencilerin bu kısıtlamalar olmadan tamamen kendi özgür yaratıcılıklarıyla tasarım yapmalarının önemli olduğunu ifade ediyorlar. Bir diğer dikkat çekilen nokta, abartılan marka hayranlığı. Özellikle Nike, Apple gibi markaların birer fetiş haline getirilmesinin özellikle tasarımcılar için yaratıcılığı köstekleyen bir durum olduğuna dikkat çekiliyor.

İş İlanı: Sağlık sektörü için yazılım uygulamaları üreten Epic, Wisconsin Amerika’da çalışmak üzere CSS, Flash, illüstrasyon, modelleme ve prototip tasarımı, kullanıcı deneyimi ve web tasarımı konularında deneyimli arayüz ve etkileşim tasarımcıları arıyor.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı YL

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 9 Nisan 2009

April 9th, 2009 by admin

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 9 Nisan 2009

İş başvurusu yapmadan önce okumadan geçmeyin! Geçen haftanın en dikkate değer konusu; Coroflot’ta işverenler, iş başvurusu yapan bir portfolyonun değerlendirilmeden elenmesine sebep olabilecek altı etken üzerine dikkate değer bir tartışmada bulundular.

Geçen hafta Coroflot’ta, bir portfolyonun değerlendirilmeden iş başvurusunun reddedilme sebepleri olarak 6 önemli faktörü, tüm tasarımcılar için iş başvuruları sırasında göz önünde bulundurmaları için değerlendirdi.

Buna göre, bir işverenin bir başvuruyu elemesindeki birinci etken, başvuran tasarımcıyı tanımıyor olması. Bunun için başvuran bir tasarımcı, ne kadar çok tasarım komunitesine ve grubuna dahil olur, ne kadar çok etkinliğe katılıp bu alandaki insanlarla tanışırsa, bir başvuru yaptığında isminin tanıdık gelme ihtimali o kadar artacaktır. Başvurduğu işverenle doğrudan tanışmamış olsa da, ortak tanıdık referanslar çok etkili oluyor. Son olarak Google’da kendinizi aradığınızda, kendinizle ilgili ne kadar çok sitede referans çıkarsa o kadar avantaj.

İkincisi, başvuran tasarımcının işverenle ilgili ne bildiği konusu. Bunun için bir yere başvururken, mutlaka orasıyla ilgili mümkün olduğunca fazla bilgi edinin. Başvurduğunuz belli bir isim varsa, o ismi Twitter, LinkedIn gibi networklerde arayın, tasarımlarından, yazılarından, çalışmalarından haberdar olun. Ve başvurunuzu yaparken, başvurduğunuz yerle ve kişiyle ilgili ne kadar bilgi sahibi olduğunuzu gösterin.

Üçüncüsü, başvurduğunuz işi gerçekten gönülden istediğinizi, söz konusu projelerle ilgili heyecanınızı, takımda iyi bir çalışma arkadaşı olacağınızı, kısacası bu konudaki olumlu ve istekli yaklaşımınızı mutlaka hissettirin.

Dördüncüsü, yaptığınız başvurulardaki mektuplar, her hangi bir yere yaptığınız tüm başvurularda kullanılabilecek standart formlarda olmamalı. Aksi takdirde birbirinin aynı görünen onlarca başvuru arasından seçim yapmaya çalışmaktansa, bu tür başvuruları doğrudan eleme tercihine gidebiliyorlar.

Beşincisi, diğer başvuranlarla aranızdaki farkı ortaya koyabilmelisiniz. Bunun için ilk bakışta, ilk bir kaç dakikada okunabilen ve göz atılabilen kısımlar üzerinde özellikle çalışmalısınız ki, portfolyonuzun ve başvurunuzun geri kalanını detaylı olarak değerlendirmeye alsınlar.

Sonuncusu, başvuru kriterlerini mutlaka ciddiye alın. Hem başvurunun formatıyla ve istenen belgelerle ilgili olarak, hem de işe alınacak kişide aranan özelliklerle ilgili, mutlaka gerçekçi bir tavrınız olsun. Başvuru formatını harfiyen uygulamalısınız. Fakat adaylarda istenen kriterleri yüzde yüz karşılamasanız bile, bunu nasıl telafi edeceğinize ikna edebilmelisiniz.
Bu altı maddeye uymayan başvuruların, açıklıkla değerlendirmeye bile alınmadığını ifade ediyorlar.

Duyuru: 22 Nisan’da New York’ta, NYC IxDA’nın öncülüğünde, Kim Goodwin’in “Bütünleşik bir deneyim tasarlamak: Etkileşim tasarımı, görsel tasarım ve endüstriyel tasarımı biraraya getirmek” (Designing a Unified Experience: Bringing Interaction, Visual, and Industrial Design Together) başlıklı konuşması ve ardından konuyla ilgili bir tartışma seansı organize ediliyor.

İş İlanı: IndustryNext LLC, New York’da tam-zamanlı çalışacak etkileşim tasarımcıları arıyor. Web ve yazılım alanında 3-5 yıllık deneyim, Adobe CS, Visio, Omnigraffle, HTML, ve CSS bilgisi istenenler arasında.


Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı YL

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 3 Nisan 2009

April 3rd, 2009 by admin

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 3 Nisan 2009

Geçen hafta listelerde tartışılan en dikkat çekici konu, 2009 IA Zirvesi’nde (information architecture - bilgi mimarisi) konuşmacı olan Jesse James Garrett’in konuşması üzerine yapılan tartışmaydı.

Geçen haftaki 2009 IA Zirvesi’nde yeralan Jesse James Garrett’in konuşması, etkileşim tasarımı ve diğer tasarım disiplinleri arasındaki gerilimi ve tanım karışıklığını körüklemesi açısından dikkat çeken bir konuşmaydı. Garrett, “etkileşim tasarımı” ve “bilgi mimarisi” arasındaki ayrıma değinen Garrett’in, etkileşim tasarımcılarının, bilgi mimarlarının öğününü çaldıkları benzetmesi, tasarımcıların tepkisine yol açtı. Garrett, her iki alanın da aslında UX (User Experience) yani “Kullanıcı Deneyimi Tasarımı” alanının altında birleştiğini ifade ediyor. Bu konuda etkileşim tasarımcıları iki farklı görüşteler. Bir grup “Kullanıcı deneyimi tasarımı”nın tüm yaptıklarını kapsayamacağını ve kendilerine, diğer tasarımcılarla birlikte “kullanıcı deneyimi tasarımcısı” denmesini doğru bulmuyorlar. Bilgi mimarisi (IA) alanının çok sınırlı olduğunu, bu alandaki iş olanaklarının da kısıtlı olduğunu, IA ile IxD (interaction design) alanlarının UX çatısı altında birleşmesinin etkileşim tasarımı alanı için bir fayda getirmeyeceğini düşünüyorlar. Bir diğer grup ise, iki alan arasında çok fazla çakışma olduğunu, bu tanım karmaşasından kurtulmak için tek bir başlık altında toplanma fikrinin olumlu olduğunu, üstelik “kullanıcı deneyimi tasarımı”nın gerçekten de tüm tasarım alanlarına yayıldığını ve alt alanları kendi çatısı altında toplayabilecek bir genişlikte olduğunu düşünüyorlar.

Garrett’ın, etkileşim tasarımı sektörünün, sadece tasarım-odaklı çalışan firmaların yer alacağı gelecek bir dönemi getireceğini söylemesi ise, tebrik aldı. Ne var ki çoğu tasarımcı, bu saptamayla Apple Inc., gibi firmaların göz ardı edildiğini, zaten Apple gibi firmaların yıllar önce bu anlayışla yola çıktığını ifade ediyorlar.

Duyurular: Coroflot stajyer arıyor. Coroflot’un Portland, A.B.D. ofisinde 3 ay boyunca yarı-zamanlı ve ücretli olarak çalışacak stajyerler, tasarım yönetimi konularında birinci elden gözlem yapma fırsatı edinecekler. Fakat ofis içi çalışma gerektiren bir iş olduğu için, 3 ay boyunca Portland’da ikamet etmek gerekiyor.


James Dyson 2009 Ödülleri başvuruları başladı! 15 Haziran’a sürecek başvurularda, tasarım ve mühendislik öğrencilerinden, dünyadaki mevcut bir sorun çözüm getirecek bir tasarım fikri gelitirmeleri isteniyor. Birincilik ödülü £10.000!

2009 İnovasyon Zirvesi 21 Mayıs’ta Chicago’da yapılacak. Illinois Teknoloji Enstitüsü, Illinois Tasarım Enstitüsü ve InnovateNow tarafından gerçekleştirilecek olan zirve, hükümet yetkililerinden iş dünyası temsilcileriyle, inovasyon ve yaratıcılık alanında çalışan akademisyenleri ve tasarımcıları biraraya getirecek.

İş İlanı: Blizzard Entertainment, Kaliforniya’da sanat yönetmenliği, kreatif direktörlük, ve tasarım alanında çalışmak üzere, deneyimli grafik tasarımcılar arıyor.

Minnesota’da ise Walker Art Center (Walker Sanat Merkezi), ağırıklı olarak sanat ve sergi projelerinde çalışmak üzere deneyimli grafik tasarımcılar arıyor.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı YL

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 26 Mart 2009 Perşembe

March 26th, 2009 by admin

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 26 Mart 2009 Perşembe

Geçen hafta hem IxDA hem de Coroflot’da tartışılan konular arasında en ilgi çekici olanı, Coroflot’da yayınlanan “Etkileşim Tasarımı’nın muhtemelen olmadığı 5 şey” (Five things Interaction Design probably isn’t) makalesi üzerine yeniden gündeme gelen etkileşim tasarımını alanının tanımı konusuydu.

Geçen hafta Coroflot’da yayınlanan “Etkileşim Tasarımı’nın muhtemelen olmadığı 5 şey” (Five things Interaction Design probably isn’t) makalesi, geçen ay Vancouver’daki IxDA konferansı üzerineydi. Bu makale sonunda yapılan yorumlardan birisi, etkileşim tasarımının ne olduğu ve bu meslekte nasıl ilerlenebileceği ile ilgili bilgi almak için konferansa katıldığını söyleyen bir kişi, tatmin edici bir cevap alamadığından şikayet ediyor. Ve de etkileşim tasarımının tanımında geçen “insanlarla interaktif cihazlar arasındaki kompleks iletişimi sağlama” ifadesinden yola çıkarak, etkileşim tasarımı alanının aslında yeni hiç bir şey yapmadığını söyleyerek bu alanın kötü bir reklamını yapıyor.
IxDA tasarımcıları bu yorumlara tepki olarak, etkileşim tasarımının ne olup ne olmadığını bir kez daha masaya yatırdılar. Etkileşim tasarımcısını başka alanlardan ayıran yeteneklerini tartışmaya başlayınca, “problem çözme” gereksinimi etkileşim tasarımını mühendislik veya fizik gibi diğer alanlarda da bulunduğu için onu ayırabilecek yeterlikte bir özellik değil. Fakat tasarımcıların kendileri, iş arıyor olmadıkça bir işin tanımı ve başlığını önemsemiyorlar. Etkileşim tasarımcısının ne olduğunu net bir şekilde tanımlamanın zor olduğunu, çünkü pek çok alanla kesişimi olan soyut bir tanım olduğunu kabul ediyorlar. Ve de tanımlardan çok bu mesleğin icrasıyla meşgul olduklarını ifade ediyorlar.
Grafik tasarımı, bilgi mimarı, veya arayüz tasarımı terimleri, tanımlarını da içlerinde barındırıyor. Etkileşim tasarımı tanımının bu kadar tartışmalı olmasının sebebi, terimin soyut bir terim olması. Fakat bu mesleğin tanınırlığı ve kabul görmesi için ortak bir dil bulunması acil bir ihtiyaç olarak görünüyor.
Genel olarak ele alındığında, bir etkileşim tasarımcısı, interaktif medya ile çalışan, ve bu medyanın arayüzünden, bilgi mimarisine, kullanıcı araştırmalarından etkileşiminin tasarımına kadar, genel işleyişinden sorumlu olabiliyor. Daha özel bir tanımda ise, etkileşim tasarımcıları, kullanıcıların, ağırlıklı olarak web olmak üzere, interaktif servisler ve ürünlerle ne şekilde etkileşime geçecekleri ve neden o şekilde etkileşim kurmaları gerektiği üzerine çalışıyorlar.

Duyuru: Coroflot’un 8.Yıllık Tasarım Ücretleri Araştırması sonuçları belli oldu. 60 ülkede, yeni mezunlarda tecrübeli tasarımcılara kadar geniş bir yelpazede yapılan araştırmada, tasarımcılardan, özelleştikleri alan olarakTasarım Yönetimi, Grafik Tasarım, Endüstriyel Tasarım, Etkileşim Tasarımı, İç mekan tasarımı, Mimari, Moda ve Web Tasarımı alanlarından birini seçmeleri, aşağıdaki grafikte görülebilecek 18 pozisyondan birini seçmeleri ve aldıkları aylık ücret soruldu. Eğitim durumu ve çalışma alanına göre sonuçlara buradan ulaşabilirsiniz.


İş İlanları: Palo Alto, Kaliforniya’daki Nectarine Group, tecrübeli görsel etkileşim tasarımcısı / etkileşimli sanat yönetmeni arıyor. Adayların, sanat yönetimi, tasarım, kullanıcı deneyimi, web tasarımı ve motion grafik konularında çalışması bekleniyor.

Yine Kaliforniya fakat bu sefer San Francisco’daki Backbase firmasından gelen ilanda ise Sanat yönetimi, iş ve satış, yaratıcı yönetmenlik, tasarım, tasarım yönetimi, stratejik planlama, kullanıcı deneyimi ve proje yönetimi gibi, daha çok yönetim konularında çalışabilecek, etkileşim tasarımcıları aranıyor. Pozisyon “İnteraktif Yaratıcı Yönetmenlik” olarak geçiyor.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya YL

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 18 Mart 2009

March 18th, 2009 by admin

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 18 Mart 2009

Geçen hafta listelerde, program yöneticisi konumuyla kullanıcı arayüzü (UI) tasarımı konumlarının birbiriyle çakıştığı, tasarımcılar için mecvut proje ve tasarımlarını paylaşabilecekleri platformlar, ve kullanıcı deneyimi testlerinde kullanılmak üzere animasyon sunumlarının hazırlanabileceği araçlar tartışıldı. İsveç, Malmö’deki bir konferans için bildiri çağrısında bulunuldu ve iş ilanları verildi.

Geçen hafta, program yöneticisi pozisyonu ile, kullanıcı arayüzü (UI) tasarımcısı pozisyonlarının, ne kadar örtüştükleri üzerine bir tartışma yapıldı. Joel Spolsky’nin bir yazısından çıkan tartışmada, çoğu firmada, arayüz tasarımcısı ve hatta etkileşim tasarımcısı görevlerini, program yöneticilerinin üstlendiği; bir ürünün yazılımını gerçekleştiren mühendisler ve yazılımcılar ile, arayüz sorunları konusunda iletişim sağlamanın yine program yöneticilerinin rolü olarak görüldüğü belirtiliyor. Fakat bir yandan da, bu yazıyı etkileşim tasarımı alanı için bir tehdit olarak görenler var. Çünkü yazılım geliştirme aşaması ile tasarımcılar arasındaki iletişimde, tasarımcının rolünü ortadan kaldırıp, bunu daha üst düzey bir pozisyona devrediyor. Fakat bir diğer yaklaşım, etkileşim tasarımının bir pozisyondan ziyade bir disiplin olduğu görüşünde. Dolayısıyla etkileşim tasarımcısı olarak tanımlanıp tanımlanmamak değil, bunun yapıldığı sürece doğru şekilde dahil olabilmek mesele. Ve bu anlamda etkileşim tasarımının değerini bilen bir program yöneticisi, arayüzü programcıya havale etmek yerine, bu konuyu tasarımcılara devredeceği için, bir fırsat olarak da görülebilir. Bu konuda asıl sorun ‘title’ konusunda gereğinden fazla çeşitlilik ve değil kültürel, firmasal farklılıklarla bile bunların değişiklik göstermesi olsa gerek.

Geçen hafta tartışılan bir diğer konu, tasarımcıların mevcut veya halihazırda süren tasarımlarını, görsellerini ve eskizlerini paylaşıp fikir alış verişi yapabilecekleri bir platform ihtiyacıydı. Bu ihtiyaca özel olarak geliştirilen bir servis henüz olmamakla beraber, Skitch.com ve Flickr gibi daha genel amaçlar için geliştirilmiş olan servisler, şuana dek tasarımcıların paylaşım ortamı olarak da kullanılıyor görünüyor. Flickr’da etkileşim tasarımcılarının özel bir grupları var. Bunun dışında Wall of Deliverables sitesi, daha çok bitmiş ürünlere yönelik olsa da, özellikle IA (information architecture - bilgi mimarisi) konusunda neler yapılıyor olduğunu görmek için göz atmaya değer.

Geçen hafta tartışılan bir diğer konu, kullanıcı deneyimi üzerine çalışan tasarımcılar için, animasyon sunum yöntemleri üzerineydi. Kullanıcı deneyimindeki testleri, kullanıcılar için de daha ilgi çekici hale getirmek için, geleneksel storyboard yöntemleri dışında, animasyon içeren sunumların nasıl hazırlanabileceği üzerine tartışıldı. ‘Screen capture’ yöntemini kullanmak isteyen tasarımcılar için AxurePro öneriliyor. Mac kullanıcıları için Snapz Pro bir diğer seçenek. Eğer screen capture değil de, kullanıcıların daha fazla etkileşime girebilecekleri bir ortamda, anime storyboardlar yaratılmak isteniyorsa, ve Illustrator gibi tasarım programlarında zaten hazır tasarım örnekleri varsa, en fonksiyonel ve çeşitli imkanların hala Adobe Flash olduğu ifade ediliyor.

Duyuru: İsveç Malmö’de 2-6 Kasım 2009 tarihlerinde gerçekleştirilecek Øredev Konferansı için bildiri çağrıları yapıldı. Programlamadan kullanıcı deneyimine, yazılım geliştirme ve tasarım süreçleriyle ilgileniyorsanız, proposal’ların son gönderilme tarihi 10 Nisan.

İş İlanı: Nectarine Group, Palo Alto Kaliforniya’da çalışmak üzere, sanat yönetimi, tasarım, motion graphics, web tasarımı ve kullanıcı deneyimi gibi çeşitli alanlarda tecrübe sahibi, görsel etkileşim tasarımcıları arıyor.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı YL

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 5 Mart 2009

March 5th, 2009 by admin

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 5 Mart 2009

Geçen hafta IxDA‘da tartışılan en ilgi çekici konu, tasarım yaparken müzik dinlemenin etkileri ve ne tür müzik dinlemek gerektiği iken, Core77‘de teknolojinin insanlığın bazı değerlerini kaybettirip kaybettirmediği, özellikle kitap okumanın değerinin yitip yitmeyeceği üzerineİş ilanları verildi.

Geçen hafta IxDA‘da etkileşim tasarımcıları, tasarım yaparken, özellikle brainstorming aşamasında, ne tür müzikler dinledikleri ve müziği yaratıcılıklarını nasıl etkilediği üzerine konuştular. Pek çok tasarımcı müzik dinlemeyi tercih ediyor, ve dinledikleri müzik türleri geniş bir yelpazeye dağılsa da, ağırlıklı olarak ’söz’süz müzik türlerini, elektronik, ambient, trans veya klasik müzik dinlediklerini belirtiyorlar. Bazı tasarımcıların ise, özellikle yeni bir fikre veya perspektife ihtiyaç duyduklarında, kendilerine ilham verdiğini düşündükleri takıntılı müzikler var. Last.fm ve iTunes radyo ise müziği sosyal bir network ortamında ve radyodan dinlemeyi tercih edenlerin önerisi. Fakat diğer taraftan da, DeMarco‘nun “Peopleware” adlı çalışmasında, müziğin yazılım üretkenliğini nasıl etkilediği ile ilgili yapılan bir çalışmaya dikkat çekiliyor. Buna göre müzik dinlemek, tasarımcılar tersini ifade etseler de, yaratıcılığı artırmıyor. Tersine, yapılan işin kalitesini kötü yönde etkiliyor! Tasarımcılar bunun özellikle konsantrasyon dağıtan ’söz’lü müzikler için geçerli olabileceğini kabul ediyorlar; fakat fikir aşamasında tıkandıklarında hepsinin kendi yöntemleri ve yaklaşımları var, ve bu konudaki özneliğin hakkını vermek gerekiyor. Ki tasarımcılar arasında, çalışma ortamındaki gürültüyü duymamak için müzik dinleyenler de var.

Geçen hafta Core77‘de tartışılan en ilginç konu ise, özellikle ‘eski kuşak’lar arasında sıklıkla konusu edilen, teknolojinin insani bir takım değerleri kaybetmemize neden olup olmayacağı kaygısıydı. Özellikle kitap okuma alışkanlığı çerçevesinde gelişen tartışmada, Kindle ve SonyReader gibi kitap okuma ortamlarının yaygınlaşmasıyla, kütüphane ve kitapçıların gittikçe kaybolup kaybolmayacağı tartışılıyor. Bu konuda tasarımcıların çoğu, Kindle veya SonyReaderKindle, SonyReader veya bilgisayarlar konulduğunda, deneyim ifade edildiğine göre yavanlaşıyor. Diğer yandan, raflarda kitap karıştırma, veya rastgele bir kitap bulma deneyimini, ‘hyperlink‘ özelliğiyle eşleştirenler de var. Wikipedia‘da bir şey ararken kendimizi kaybedip bir zaman sonra bambaşka bir şey ararken bulabiliyoruz. Veya Amazon‘daki tavsiyeler ve yine hyperlinkler, farklı olanaklar açabiliyor. Deneyimin daha ‘az’ olma duygusu, ve insani değerleri kaybetme korkusu ise, kuşak ve yaşla orantılı olarak ortaya çıkan bir korku. Dijital ortamın içine doğan neslin böyle korku ve kaygıları, ve karşılaştırma imkanları, bulunmuyor.

İş ilanları: Frog Design HR firması, Seattle, Milan, Amsterdam ve Stuttgart’taki ofislerinde, çeşitli konumlarda etkileşim tasarımcısı arıyor. Kullanıcı deneyimi, web tasarımı ve web geliştirme konusunda çalışmak isteyen adaylar için, Stutgart ve Amsterdam ofislerinde teknolojist ve teknoloji direktörü pozisyonları açıkken, Proje yönetimi ile ilgilenen tasarımcılar için yine Amsterdam ve Seattle ofislerinde çeşitli pozisyonlar bulunuyor. Doğrudan tasarım yapmak isteyenler içinse Milan ofisinde dijital tasarımcı pozisyonu mevcut. tartışıldı. gibi bir ortamda kitap okumakla; veya Internet’te bir kitabı aramakla, bir kütüphane veya kitapçıda aramak ve kitap incelemek deneyimlerinin karşılaştırılamayacağı görüşünde. Nasıl bir kitap aradığınızı bilmeseniz bile, veya başka bir kitap ararken aynı rafta gözünüze çarpan bir kitap, aklınızda yokken kalbini çalabiliyor. Dokunma duyusuna da doğrudan hitap eden kitap okuma eyleminin yerine

Editör: Umut Tasa, YTÜ İnteraktif Medya Tasarımı YL

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 12 Şubat 2009

February 12th, 2009 by admin

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafından yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kısmen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 12 Şubat 2009

Geçen hafta IxDA listelerinde tartışılan en ilgi çekici konu, tasarımcıların Open Source (Açık Kaynak Kodu) hareketine nasıl dahil olabileceği iken, Core77 listelerinde, güncel kriz sorunundan yola çıkılarak, tasarım öğrencilerine sektöre hazırlık ile ilgili tavsiyelerde bulunuldu.

Geçen hafta IxDA listelerinde Open Source hareketi konulu tartışmada, Mozilla ve OpenOffice gibi büyük çaplı open source projelerinde kullanıcı deneyimi araştırmaları ve kullanılırlık konuları proje kapsamında olsa da, daha küçük çaplı bir çok projede kullanılırlık problemlerinin, projelere gölge düşürdüğü belirtiliyor. Dolayısıyla, hem open source projelerindeki bu eksikliği gidermek adına, hem de open source hareketinin kolaboratif yapısı sayesinde, tasarımcıların da deneyimlerini paylaşıp birbirlerini besledikleri bir ortam yaratabilmesi için, open source hareketinde eksik olan tasarımcı bir ekibin, her iki tarafa da önemli katkılarda bulunabileceği ifade ediliyor. Nitekim OpenUsability adlı bir inisiyatif, open source projelerde kullanılırlık amacıyla kurulmuş durumda. OpenOffice‘deki kullanıcı deneyimi grubuyla ilgili ise kendi proje sitelerinden bilgi alınabilir. Tasarımcıların hemen hepsinin, open source hareketinde tasarımcıların da katılması fikrini desteklediği görülüyor. Paula M.Bach’ın “CHI 2009” konferansında sunduğu ve ACM‘de yayınlanan makalesi konuyla ilgili kapsamlı bir araştırma ve tartışma sunuyor.

Geçen hafta Core77‘de ise, kriz ortamının etkisiyle, özellikle mezun olmaya yakın olan tasarım öğrencilerinde, portfolyolarının yetersiz olduğu, idealize ettikleri bir işte çalışamama korkusunu taşıdıkları, istemedikleri işlerde maddi zorunluluklar nedeniyle çalışmak zorunda kalacakları kaygıları olduğu tartışıldı. Her ne kadar önümüzdeki bir kaç senenin planlarını bugünkü krize göre yapmanın yanlış olduğu vurgulansa da, tasarım öğrencilerinin mezun olur olmaz idealize ettikleri bir işte çalışmalarının biraz zaman isteyen bir hayal olduğu düşünülüyor. Sektördeki çalışma da farklı bir eğitim düzeyi sunuyor, bu açıdan ilk bir kaç sene kendilerini tatmin etmeyen işlerde çalışmak zorunda kalabileceklerini kabul etmeleri gerekiyor. Fakat bu yüzden umutsuzluğa düşmekten, ve portfolyolarını yetersiz görüp hayallerini küçültmektense, kalan zamanlarını portfolyolarını güçlendirmek için kullanmaları tavsiye ediliyor. Son sınıf tasarım öğrencileri için bile, kalan zaman dilimi portfolyolarını güçlendirmek için önemli bir fırsat. Bitirme projelerine özellikle bu perspektiften bakarak bundan sonra yaptıkları işleri ödev değil, tasarımcılıklarının bir parçası olarak görmeleri en doğrusu.

İş İlanı: Müşterileri arasında Microsoft, Yahoo!, MTV gibi firmalar yer alan Frog Design HR, interaktif ve görsel tasarım öğrencilerine, gerçek iş dünyası problemleriyle tanışıp kendilerini geliştirmeleri için kış boyunca bir staj imkanı sunuyor. Austin, Texas’ta yeralan firmanın Amerika stüdyolarında 3 ay, Avrupa stüdyolarında 6 ay tam-zamanlı sürecek olan staj süresince etkileşim tasarımı ve web geliştirme üzerine çalışılacak.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı YL

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 5 Şubat 2009

February 5th, 2009 by admin

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 5 Şubat 2009

Geçen hafta IxDA listelerinde tartışılan en önemli konu, gerçek bir kullanıcı araştırması projesinde zaman ve yöntem üzerine geliştirilen tartışma iken, Core77 listelerinde Internet’te tasarım ‘intihal’i üzerine yapılan tartışma ilgi çekiciydi.

Geçen hafta IxDA’da, bir etkileşim tasarımcısının yürütmekte olduğu bir yazılım ürünü için gerçek bir kullanıcı araştırmasındaki zaman sınırlaması ve kullanılabilecek yöntemler üzerine, bir tartışma yürütüldü. Bu araştırmada yer alacak 3 kullanıcı grubunun ikisi, birbirlerinden farklı çeşitli görevleri tamamlayabilirken, bir kullanıcı grubu ise ’süper kullanıcılar’ yani her tür ileri eylemleri gerçekleştirebilen kullanıcılar arasından seçiliyor. Araştırmanın amacı kullanıcıların yazılımı nasıl kullandıkları, hangi noktalarda sıkıntı yaşadıkları, bu noktalarla ilgili değişiklik önerilerinin ortaya konabilmesi. Araştırmayla ilgili kısıtlama ise, tüm kullanıcı gruplarına aynı anda test uygulamak için toplam 5 saatlik bir süre olması. Tartışılan yöntemler arasında kullanıcıları doğrudan yazılımı kullanırken gözlemlemek, ‘odak grupları‘ (focus groups) oluşturup 3 kullanıcı grubuyla 3 ayrı seans düzenlemek, kullanıcılarla röportaj yapıp çıktılar elde etmek, kullanıcıları kendi iş alanlarında kaydetmek/gözlemlemek gibi bildik kullanıcı araştırması uygulamaları geliyor. Yapılan tartışmalar sonucunda ortak yönelim, kullanıcıları kendi iş ortamlarında birebir gözlemlemenin en doğru sonuç olduğu çıkıyor. Fakat bu gözlem konusunda zaman sınırlaması olduğu için, gözlem seansı öncesinde, araştırmaya yarım saatlik bir toplantıyla başlayıp, kullanıcılara belli başlı bazı ödevler vermek, zamandan kazandırabilir diye düşünülüyor. Bu gözlem sürelerinin birer saat olması, her gözlem sonrasında da, kullanıcı grubundaki sayıya göre, eğer çok kişi varsa içlerinden biriyle doğrudan görüşme yapmak, az sayıda kişi varsa odak grubu oluşturmak öneriliyor. Bu görüşme ve odak gruplarında sorgulanacak konu başlıkları, yarım saatlik zamanlarda sınırlı kalmak zorunda olduğu için, çok iyi seçilmesi gerekiyor. Kısacası yapılacak olan kullanıcı araştırması öncesindeki plan, araştırmanın kendisinden daha çok zaman alacak şekilde iyi bir çalışma gerektiriyor. Bir diğer üzerinde durulan nokta, gözlemler ve görüşmeler sırasında not alıp almama konusuydu. Bu konuda görüşler değişse de, not almak yerine ses veya video kayıt cihazı kullanmanın, daha sağlıklı olduğu düşüncesi baskın.

Core77 listelerinde ise geçen hafta en ilgi çeken konu, Internet’te gittikçe yaygınlaşan tasarım intihali konusuydu. Tasarımcılardan birinin bizzat başına gelen bir intihal olayında, tasarımcı, kendi ticari web sitesinin 2 sayfasının, tasarımlarının görselleri dahil olmak üzeriyle bütünüyle, Hintli bir fabrikanın web sitesinde, sanki o fabrikaya ait tasarımlarmış gibi, yayınlandığını farkediyor. Konuyla ilgili olarak intihalci firmanın web sitesi üzerinden sorumlulara mesaj gönderip, derhal bu hırsızlığı durdurmalarını istiyor, fakat yanıt alamıyor. Böyle bir durumla karşılaşıldığında ne yapılması gerektiği üzerine yapılan tartışmada, öncelikle sözlü ve kibar bir uyarı yapılması, sonrasında firmanın kime ait olduğu, sorumlu isim ve adreslerinin bulunması, ve firma sahiplerinin haklarında tüm yayın organlarında ve iletişim ağlarında, isimlerini karalayacak bir kampanya yürütüleceğini bildirmek gerektiği iletiliyor. Ne var ki firma başka bir ülkede, dolayısıyla tamamen farklı bir müşteri kitlesi ve hukuki kurallara maruz olduğundan, bu uyarıları duymazdan gelebiliyorlar. Web sitesinin kime ait olduğu bilgisi gizli ise, WHOIS ve IPTools gibi sitelerden site sahibine ulaşmaya çalışılabilir. Sonrasında profesyonel bir yol izlemek adına, site sahiplerine İhtarname (Cease and Desist Letter) yollamak tavsiye ediliyor. Böyle bir olay olmadan önlemek için de bazı öneriler mevcut. Eğer içeriğin çalınmasını istemiyorsanız, web sitesini hypertext değil jpeg tabanlı yapmak bir yöntem olabilir. Eğer web sitenizin tasarımını ve template’inin çalınmaya karşı korunmasını istiyorsanız, CSS güvenliği sağlamak için bu siteye göz atabilirsiniz.

Duyuru: IxDA tarafından düzenlenen etkileşim tasarımı konferansı “interaction 09 | vancouver“, bugün başlıyor. Vancouver, Kanada’da yapılacak olan konferansın konuşmacılarını dünyaca ünlü tasarımcılar oluşturuyor.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı YL

« Previous Entries