IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 12 Şubat 2009

February 12th, 2009 by admin

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafından yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kısmen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 12 Şubat 2009

Geçen hafta IxDA listelerinde tartışılan en ilgi çekici konu, tasarımcıların Open Source (Açık Kaynak Kodu) hareketine nasıl dahil olabileceği iken, Core77 listelerinde, güncel kriz sorunundan yola çıkılarak, tasarım öğrencilerine sektöre hazırlık ile ilgili tavsiyelerde bulunuldu.

Geçen hafta IxDA listelerinde Open Source hareketi konulu tartışmada, Mozilla ve OpenOffice gibi büyük çaplı open source projelerinde kullanıcı deneyimi araştırmaları ve kullanılırlık konuları proje kapsamında olsa da, daha küçük çaplı bir çok projede kullanılırlık problemlerinin, projelere gölge düşürdüğü belirtiliyor. Dolayısıyla, hem open source projelerindeki bu eksikliği gidermek adına, hem de open source hareketinin kolaboratif yapısı sayesinde, tasarımcıların da deneyimlerini paylaşıp birbirlerini besledikleri bir ortam yaratabilmesi için, open source hareketinde eksik olan tasarımcı bir ekibin, her iki tarafa da önemli katkılarda bulunabileceği ifade ediliyor. Nitekim OpenUsability adlı bir inisiyatif, open source projelerde kullanılırlık amacıyla kurulmuş durumda. OpenOffice‘deki kullanıcı deneyimi grubuyla ilgili ise kendi proje sitelerinden bilgi alınabilir. Tasarımcıların hemen hepsinin, open source hareketinde tasarımcıların da katılması fikrini desteklediği görülüyor. Paula M.Bach’ın “CHI 2009” konferansında sunduğu ve ACM‘de yayınlanan makalesi konuyla ilgili kapsamlı bir araştırma ve tartışma sunuyor.

Geçen hafta Core77‘de ise, kriz ortamının etkisiyle, özellikle mezun olmaya yakın olan tasarım öğrencilerinde, portfolyolarının yetersiz olduğu, idealize ettikleri bir işte çalışamama korkusunu taşıdıkları, istemedikleri işlerde maddi zorunluluklar nedeniyle çalışmak zorunda kalacakları kaygıları olduğu tartışıldı. Her ne kadar önümüzdeki bir kaç senenin planlarını bugünkü krize göre yapmanın yanlış olduğu vurgulansa da, tasarım öğrencilerinin mezun olur olmaz idealize ettikleri bir işte çalışmalarının biraz zaman isteyen bir hayal olduğu düşünülüyor. Sektördeki çalışma da farklı bir eğitim düzeyi sunuyor, bu açıdan ilk bir kaç sene kendilerini tatmin etmeyen işlerde çalışmak zorunda kalabileceklerini kabul etmeleri gerekiyor. Fakat bu yüzden umutsuzluğa düşmekten, ve portfolyolarını yetersiz görüp hayallerini küçültmektense, kalan zamanlarını portfolyolarını güçlendirmek için kullanmaları tavsiye ediliyor. Son sınıf tasarım öğrencileri için bile, kalan zaman dilimi portfolyolarını güçlendirmek için önemli bir fırsat. Bitirme projelerine özellikle bu perspektiften bakarak bundan sonra yaptıkları işleri ödev değil, tasarımcılıklarının bir parçası olarak görmeleri en doğrusu.

İş İlanı: Müşterileri arasında Microsoft, Yahoo!, MTV gibi firmalar yer alan Frog Design HR, interaktif ve görsel tasarım öğrencilerine, gerçek iş dünyası problemleriyle tanışıp kendilerini geliştirmeleri için kış boyunca bir staj imkanı sunuyor. Austin, Texas’ta yeralan firmanın Amerika stüdyolarında 3 ay, Avrupa stüdyolarında 6 ay tam-zamanlı sürecek olan staj süresince etkileşim tasarımı ve web geliştirme üzerine çalışılacak.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı YL

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 5 Şubat 2009

February 5th, 2009 by admin

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 5 Şubat 2009

Geçen hafta IxDA listelerinde tartışılan en önemli konu, gerçek bir kullanıcı araştırması projesinde zaman ve yöntem üzerine geliştirilen tartışma iken, Core77 listelerinde Internet’te tasarım ‘intihal’i üzerine yapılan tartışma ilgi çekiciydi.

Geçen hafta IxDA’da, bir etkileşim tasarımcısının yürütmekte olduğu bir yazılım ürünü için gerçek bir kullanıcı araştırmasındaki zaman sınırlaması ve kullanılabilecek yöntemler üzerine, bir tartışma yürütüldü. Bu araştırmada yer alacak 3 kullanıcı grubunun ikisi, birbirlerinden farklı çeşitli görevleri tamamlayabilirken, bir kullanıcı grubu ise ’süper kullanıcılar’ yani her tür ileri eylemleri gerçekleştirebilen kullanıcılar arasından seçiliyor. Araştırmanın amacı kullanıcıların yazılımı nasıl kullandıkları, hangi noktalarda sıkıntı yaşadıkları, bu noktalarla ilgili değişiklik önerilerinin ortaya konabilmesi. Araştırmayla ilgili kısıtlama ise, tüm kullanıcı gruplarına aynı anda test uygulamak için toplam 5 saatlik bir süre olması. Tartışılan yöntemler arasında kullanıcıları doğrudan yazılımı kullanırken gözlemlemek, ‘odak grupları‘ (focus groups) oluşturup 3 kullanıcı grubuyla 3 ayrı seans düzenlemek, kullanıcılarla röportaj yapıp çıktılar elde etmek, kullanıcıları kendi iş alanlarında kaydetmek/gözlemlemek gibi bildik kullanıcı araştırması uygulamaları geliyor. Yapılan tartışmalar sonucunda ortak yönelim, kullanıcıları kendi iş ortamlarında birebir gözlemlemenin en doğru sonuç olduğu çıkıyor. Fakat bu gözlem konusunda zaman sınırlaması olduğu için, gözlem seansı öncesinde, araştırmaya yarım saatlik bir toplantıyla başlayıp, kullanıcılara belli başlı bazı ödevler vermek, zamandan kazandırabilir diye düşünülüyor. Bu gözlem sürelerinin birer saat olması, her gözlem sonrasında da, kullanıcı grubundaki sayıya göre, eğer çok kişi varsa içlerinden biriyle doğrudan görüşme yapmak, az sayıda kişi varsa odak grubu oluşturmak öneriliyor. Bu görüşme ve odak gruplarında sorgulanacak konu başlıkları, yarım saatlik zamanlarda sınırlı kalmak zorunda olduğu için, çok iyi seçilmesi gerekiyor. Kısacası yapılacak olan kullanıcı araştırması öncesindeki plan, araştırmanın kendisinden daha çok zaman alacak şekilde iyi bir çalışma gerektiriyor. Bir diğer üzerinde durulan nokta, gözlemler ve görüşmeler sırasında not alıp almama konusuydu. Bu konuda görüşler değişse de, not almak yerine ses veya video kayıt cihazı kullanmanın, daha sağlıklı olduğu düşüncesi baskın.

Core77 listelerinde ise geçen hafta en ilgi çeken konu, Internet’te gittikçe yaygınlaşan tasarım intihali konusuydu. Tasarımcılardan birinin bizzat başına gelen bir intihal olayında, tasarımcı, kendi ticari web sitesinin 2 sayfasının, tasarımlarının görselleri dahil olmak üzeriyle bütünüyle, Hintli bir fabrikanın web sitesinde, sanki o fabrikaya ait tasarımlarmış gibi, yayınlandığını farkediyor. Konuyla ilgili olarak intihalci firmanın web sitesi üzerinden sorumlulara mesaj gönderip, derhal bu hırsızlığı durdurmalarını istiyor, fakat yanıt alamıyor. Böyle bir durumla karşılaşıldığında ne yapılması gerektiği üzerine yapılan tartışmada, öncelikle sözlü ve kibar bir uyarı yapılması, sonrasında firmanın kime ait olduğu, sorumlu isim ve adreslerinin bulunması, ve firma sahiplerinin haklarında tüm yayın organlarında ve iletişim ağlarında, isimlerini karalayacak bir kampanya yürütüleceğini bildirmek gerektiği iletiliyor. Ne var ki firma başka bir ülkede, dolayısıyla tamamen farklı bir müşteri kitlesi ve hukuki kurallara maruz olduğundan, bu uyarıları duymazdan gelebiliyorlar. Web sitesinin kime ait olduğu bilgisi gizli ise, WHOIS ve IPTools gibi sitelerden site sahibine ulaşmaya çalışılabilir. Sonrasında profesyonel bir yol izlemek adına, site sahiplerine İhtarname (Cease and Desist Letter) yollamak tavsiye ediliyor. Böyle bir olay olmadan önlemek için de bazı öneriler mevcut. Eğer içeriğin çalınmasını istemiyorsanız, web sitesini hypertext değil jpeg tabanlı yapmak bir yöntem olabilir. Eğer web sitenizin tasarımını ve template’inin çalınmaya karşı korunmasını istiyorsanız, CSS güvenliği sağlamak için bu siteye göz atabilirsiniz.

Duyuru: IxDA tarafından düzenlenen etkileşim tasarımı konferansı “interaction 09 | vancouver“, bugün başlıyor. Vancouver, Kanada’da yapılacak olan konferansın konuşmacılarını dünyaca ünlü tasarımcılar oluşturuyor.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı YL

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 29 Ocak 2009

February 5th, 2009 by admin

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 29 Ocak 2009

Geçen hafta Core77‘de tartışılan en dikkat çekici konu, sezgiye dayalı tasarım ile metoda dayalı tasarım karşılaştırmasıyken, IxDA‘da mühendislerin baskın olduğu bir çalışma ortamında tasarımcıların kendilerini nasıl ifade etmesi gerektiği konusu dikkat çekti. Ses ile etkileşim konusunda çalışmak isteyenlere kaynaklar önerildi.

Geçen hafta Core77‘de tartışılan sezgisel/metotsal tasarım karşılaştırması, Alman ve İtalyan tasarım geleneklerinin neden başarılı olduğu tartışması üzerinden ortaya çıktı. Fakat sonrasında tasarımdaki yaklaşımın Alman ve İtalyan şeklinde belli uluslara malederek değil, daha genel anlamıyla sezgisel ve mantıksal/metotsal tasarım olarak ayrıldığı ortaya konuldu. Amerika örneği, bazıları tarafından tasarım sürecini pazarlama süreciyle ve şirketlerle daha entegre oluşturduğu için, Avrupa ülkelerinden daha başarılı bulundu. Avrupa’daki tasarımın pek çok kişi tarafında sanat gibi yaklaşıldığı belirtiliyor. Bu yaklaşıma karşılık Amerika’nın ekonomik parametreler tarafından yönlendirilen bir tasarım anlayışı olması eleştiriliyor. Ne var ki buradaki başarı da pazar başarısı olarak ortaya çıkıyor. Bununla birlikte tasarımdaki yaklaşım sayısı üçe çıkıyor: (1)sezgisel ve artistik kaygılarla yapılan tasarım; (2)metotlara dayalı ve mantıksal bir süreç olarak yapılan tasarım; ve (3)marketin ihtiyaçları doğrultusunda ekonomik parametrelerin belirlediği tasarım. Hangisinin doğru olduğunun ise cevabı tasarımcının kendini nasıl konumlandırdığına göre ve içinde çalıştığı ortama göre değişken bir konu.

Geçen hafta IxDA’da tartışılan en güncel konu ise, mühendislerin baskın olduğu bir proje ortamında, tasarımcının yerini ve kimliğini doğru ifade edebilme mücadelesi. Bu konudaki en sık tekrarlanan sıkıntı, mühendislerin, bir projenin yapımını tamamen kendilerine mâli etmeleri ve tasarımcıların proje sürecindeki önemini göz ardı etmeleri. Ya da etkileşim tasarımı konularında da kendilerini yetkin görüp, tasarımcıyı sürecin sonuna bırakmaları. Halbuki özellikle HCI ve etkileşim tasarımı açısından, bir projenin bitmeden tasarımcının da görüşleri alınarak projenin yürütülmesinin çok önemli olduğu düşünülüyor. Tasarımcıların sadece usability(kullanılırlık) testlerinde bir fonksiyonu olduğu düşünülebiliyor. Bu durumu genelleştirmek mümkün değilse de, benzer sıkıntıların yaşanmaması için tasarımcılara verilen en önemli tavsiye, bir proje alırken, iş tanımlarını karşılıklı olarak çok ayrıntılı bir biçimde yapmaları. Kağıt üzerinde yetkilerini ve proje sürecinin hangi aşamalarında söz sahibi olduklarını kanıtlamadan, kendi mesleki gerekliliklerini anlatabilmek, özellikle tasarım alanının henüz olgunlaşmadığı ortamlarda, çok daha zor.

Geçen hafta IxDA’da tartışılan bir diğer konu, sesin etkileşim tasarımında kullanımına ilişkindi. Bu konuda Michel Chion‘un kitabı, Paul Robare‘ın Jodi Forlizzi ile birlikte sesin kullanımının tarihi üzerine yazdıkları yazı ve yazı için yapılan yorumlar, ve ürün tasarımında ses kullanımıyla ilgili bir haber listesi, bu konuyla ilgilenen tasarımcılara önerilenler arasındaydı.

İş İlanı: Boston’daki Aveda Firması, kullanıcı deneyimi konusunda özelleşmiş uzman tasarımcılar arıyor. İlanda 7 yıldan daha fazla bir iş deneyimi ve portfolio isteniyor.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı YL