IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 22 Ocak 2009

January 22nd, 2009 by umuttasa

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 22 Ocak 2009

Geçen hafta IxDA listelerinde tartışılan en dikkat çekici konu Kansas Üniversitesi‘nde açılan Etkileşim Tasarımı ve Tasarım Yönetimi Yüksek Lisans Programları ve tasarımın uzaktan eğitimle mümkün olup olmayacağı iken, Core77′de tasarımcıların kimin için çalıştıkları üzerine etik bir tartışma yapıldı.

Geçen hafta IxDA’da 2008 başında Kansas Üniversitesi’nde açılan Etkileşim Tasarımı ve Tasarım Yönetimi yüksek lisans programlarının, 1 Nisan son olmak üzere, önümüzdeki sene için başvuruları kabul ettiği duyurusu üzerinden, tasarım eğitiminin uzaktan (online) mümkün olup olmayacağı üzerine bir tartışma başladı. Bu konuda ikiye ayrılan tasarımcıların bir kısmı, tasarım eğitiminde stüdyo çalışmasının olmazsa olmaz bir parça olduğunu, eğitimin bire bir olması gerektiğini, online bir biraradalığın eğitim için yeterli olmayacağını şiddetle savunuyorlar. Ne var ki bir diğer grup, uzaktan eğitim sorununum zaten etkileşim tasarımcılarının çözmesi gereken bir sorun olduğunu, birebir stüdyo eğitimini karşılamayacağı gerekçesiyle uzaktan eğitimi çöpe atmanın yanlış olduğunu, özellikle yüksek lisans aşamasında, ve aile gibi faktörler kişileri belli bir düzene mecbur bıraktığı için, uzaktan eğitimin onlar için de bir imkan yaratabileceği ve başarılı olabileceğini düşünüyorlar. Uzaktan, online veya birebir tasarım stüdyo çalışmalarının, her ikisinin de birbirine göre farklı avantaj ve dezavantajları olduğunu kabul etmek, birbirlerinin yerine geçmese de, uzaktan eğitimi nasıl daha iyi hale getirilebilir üzerine çalışmak gerektiği belirtiliyor.

Core77′de tartışılan en ilgi çekici konu ise, tasarımcıların kimin için tasarım yaptığı sorusu üzerine yaşandı. Tasarımcıların büyük çoğunluğu tarafından, tasarım profesyonel bir meslek olduğu için, ve müşterisi ve/veya işvereni sektör olduğu, tasarımın bağımsız bir meslek olmadığı, ve tasarımcıların tasarım yapma sebeplerinin, maddi gelir sağlamak ve aileleri olduğu dile getirildi. Ne var ki, bunu tasarım yaparak sağlamanın, daha yaratıcı bir meslek olduğu için başka mesleklere göre üstünlükleri olduğu dile getiriliyor. Fakat bir başka grup tasarımcı, tasarımcının aynı zamanda mesleki bir sorumluluk sahibi olduğunu, tasarladıkları ürünlerin sadece müşterilerinin çıkarlarına hizmet etmesi değil, aynı zamanda sosyal etkilerini göz önünde bulundurmaları gerektiğini dile getiriyorlar. Ne var ki marketin beklentileri, genellikle sosyal sorumlulukla çelişiyor, ve tasarımcılar sosyal sorumluluklarını işlerine taşırlarsa, işlerini kaybetme tehlikesini yaşayabiliyorlar. Bu durumda tasarımcılara hem sorumlu ve ahlaklı bir tasarımcı olmayı, hem de müşteri ve işverenlerinin beklentilerini karşılayacak profesyonellikle çalışmayı birarada başarabilmek gibi önemli sorunu çözmek düşüyor.

İş İlanları: Şangay’da bulunan Frog Design HR, etkileşim, web, mobil, ve motion tasarımı konularının birinde çalışabilecek, stajyer tasarımcıları arıyor.
İngiltere, Milton Keynes Açık Üniversitesi (Open University), Tasarım araştırmaları, Sürdürülebilirlik, ve Kompleksite konularında hem araştırma hem de öğretim görevlerinde yeralabilecek tasarımcılar arıyor. Yıllık ücret, adayın deneyimine göre £36,532–£52,086 arası değişebiliyor.
Amerika Kaliforniya’daki, özellikle mobil ortamlarda arayüz tasarımı üzerine çalışan Punchcut LLC, tasarım yönetimi konusunda çalışabilecek tam zamanlı etkileşim tasarımcısı arıyor.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Yüksek Lisans Programı

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 15 Ocak 2009

January 15th, 2009 by umuttasa

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 15 Ocak 2009

Geçen hafta listelerde Microsoft’un son multitouch ürünü Microsoft Surface ve Windows 7 işletim sistemi ile, akordeon menülerinin kullanılırlığı üzerine tartışıldı.

Geçen hafta IxDA’da Microsoft’un multitouch ürünü Microsoft Surface ile ilgili dikkate değer bir tartışma yapıldı. Etkileşim tasarımının geleceğinin, mutlitouch yüzey(surface) tasarımları sonrası nasıl değişebileceği üzerine tasarımcıların farklı görüşleri bulunuyor. Kimisi geleneksel masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarının yerine geçmeyeceğini, duvara monteli info-kiosklar, masaya monteli oyun ve okuma gibi daha özel amaçlar için kullanılacağını düşünüyor. Fakat pek çok tasarımcı da Microsoft Surface‘in hayat değiştirebilecek bir deneyim olduğunu düşünüyor. Tüm bir masaüstü bilgisayar sisteminin yerine geçmese de, mobil cihazlarda, ortak kullanılan uygulamalarda, duvar ve masa ortamlarında, gittikçe hayatımıza daha fazla gireceğini düşünüyorlar. İşletim sistemi olarak da kimi tasarımcı tarafından Vista tabanlı özel bir interaktif bilgilendirme sistemlerine uygun bir işletim sistemi olabileceği ifade ediliyor. Fakat Windows 7‘nin yabana atılmaması gerektiğini, multitouch yüzey için oldukça kullanılabilir ve iyi bir tasarım olduğunu düşünen tasarımcılar da var. Multitouch arayüzlerin geleceği ve “gestural interface” denilen arayüzü bir takım el jestleriyle kullanmak konusunda önemli kaynaklar önerildi. Tomer Moscovich’in bu konu üzerine yaptığı doktora tezi, Intuilab fimasının multitouch ekibinin Intuiface tasarımı ve Touch User Interface sitesindeki örnekler incelemeye değer. Gestural arayüz tasarımıyla ilgili Dan Saffer‘in kitabı Designing Gestural Interfaces ve bu kitabın web sitesi de bu alanda çalışmayı düşünen etkileşim tasarımcıları için önemli bir kaynak.

Geçen hafta tartışılan bir diğer konu bir örneğine linkten ulaşabileceğiniz akordeon biçimli arayüz menülerinin kullanılabilirliği üzerineydi. Tartışmalar iki nokta üzerinde odaklanıyor, birincisi akordeon menülerinin kullanımının gerçekten gerekli olup olmayacağı üzerineydi. Bazı tasarımcılar, erişilebilirlik (accesibility) ilkeleri açısından akerdoen menülerinin kesinlikle kullanılmaması gerektiğini ifade ediyorlar. Kimi tasarımcılar ise bazı durumlarda akerdoen menülerinin uygun bir kullanım olabileceği görüşünde. Örneğin alt menüleri kolaylıkla görmeyi gerektiren arayüzlerde, Sıkça Sorulan Sorulan kısımlarında, akerdoen kullanımı bazı tasarımcılar tarafından öneriliyor. Tartışmanın ikinci noktası, bu menünün kullanımı durumunda, menü başlıkları arasında, kullanıcı sayfada gezinmiyorken, auto-switch ile
menünün kendiliğinden açılıp tüm başlıkları ve altlarında neler olduğunu kullanıcıya tanıtması eyleminin kullanılabilir(usable) olup olmadığı ve menünün imleç üzerine geldiği anda mı yoksa tıklama eylemiyle mi açılmasının doğru olduğu üzerineydi. Bu konuda da farklı görüşler mevcutsa da, genel eğilim auto-switch özelliğinin dikkat dağıtabileceği için çok da gerekli olmadığı, menüde de tıklama eyleminin daha kullanılır olduğu şeklinde.

İş İlanları: Intuit Firması Georgia, Amerika’da çalışmak üzere, online banka ve finans işlemlerinin gerçekleştirileceği uygulamalarının kullanıcı arayüzü tasarımı, bilgi mimarisi, kullanılırlığı konularında çalışabilecek deneyimli etkileşim tasarımcıları arıyor.

Aynı firma’nın(Intuit), Kaliforniya’daki birimi için verdiği bir etkileşim tasarımcısı ilanı daha mevcut.

Blackberry ise, Pleasanton’daki bir müşteri firmayla yaptıkları, 3 aylık bir mobil ortam kullanıcı arayüzü tasarımı projesinde çalışabilecek, etkileşim tasarımcıları arıyor.

Editör: Umut Tasa, YTÜ İnteraktif Medya Tasarımı YL

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 8 Ocak 2009

January 8th, 2009 by umuttasa

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 8 Ocak 2009

Geçen hafta IxDA listelerinde tartışılan en ilgi çekici konular, etkileşim tasarımında strateji ve etkileşim tasarımında kullanıcı araştırmaları konusuydu. Core77′de ise son yılların en etkileyici 20 kavramsal etkileşim tasarımı örneği paylaşıldı.

Geçen hafta IxDA’da, “Designing for Interaction” kitabının 2.baskısını hazırlayan Dan Saffer, bu baskıya Tasarım Stratejileri başlıklı bir kısım eklemek istediği konusunu, diğer IxDA tasarımcılarının görüşüne açtı. Bu konu, etkileşim tasarımcılarının “NE”yi, NİÇİN tasarlayacaklarına karar vermeleri için nasıl bir strateji geliştirebilecekleri üzerine olacak. Bu konudaki görüşlerde, bu strateji müşterinin mi, tasarım ekibinin mi, yoksa projenin mi stratejisi mi olduğuna göre değişeceği görüşü bildiriliyor. Tasarım ekibiyle şirketin ilişkisine ve stratejiden kimin sorumlu olduğuna göre de değişken bir konu olduğu bildiriliyor. Bu konuda, genellikle “iş stratejisi”nden sorumlu kişilerin, tasarım ekibi dışından olması sebebiyle, bu kişilere “etkileşim tasarımı”ı anlatabilmenin, daha önemli olduğunu düşünen tasarımcılar mevcut. Fakat yine de, tasarımcıların da, sadece tasarım ekiplerinin değil, projenin, firmalarının ve müşterilerinin iş stratejisini de anlamaları, ve o doğrultuda tasarım geliştirmeleri, çok önemli. Ancak bu şekilde şirketin stratejisine katkıda bulunabilecekleri belirtiliyor. Ürün geliştirme süreçlerinde tasarımcıların liderliğinin rolü üzerine, dört tasarımcının “Design Vision”(Tasarım Vizyonu) tartışması da, ilgi çekici bir kaynak.

IxDA’da tartışılan bir diğer, araştırma çatısının nasıl kurulabileceği konusuydu. Buna göre, bir tasarım projesinde yapılacak kullanıcı araştırmasının çerçevesinin çizmek için, neleri sorulacağı, nelerin gözleneceği, ve o tasarım için hangi metodun kullanılacağına baştan karar vermek gerekiyor. Ayrıca araştırma konusundaki zorluk, çerçevesini çizmekle bitmiyor. Pek çok tasarımcı/araştırmacı, alan çalışması yaparak kullanıcılarla görüşmeler yapmanın, veri toplamanın önemini kabul ediyorlar, fakat sonra bu verilerin nasıl değerleneceği konusu da en az bunun kadar önemli bir iş gerektiriyor. Bu konuda, tasarımcı Joel Laumans’ın önceki ekibiyle hazırladıkları “Generic work process” (Genel iş akışı) çalışması, tasarım süreci konusunda aydınlatıcı nitelikte.


Geçen hafta Core77′de ise, etkileşim tasarımı konusunda son yıllarda yapılan en etkileyici konsept tasarımlarından örnekler verildi.
“Interaction design blog”da verilen örneklerde, Nokia888, suyla etkileşim, Reactable, ve Sony’nin elma biçimli uzaktan kumandası gibi ünlü örnekler mevcut.

İş İlanı: Yazılım geliştirme projelerinin arayüz tasarımı ekibinin başında yeralmak üzere, Kaliforniya Tahoe Gölü yakınlarındaki kimliği şuan açıklanmayan bir firma tarafında arayüz tasarımcısı aranıyor.


Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı YL

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 2 Ocak 2009

January 2nd, 2009 by umuttasa

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 2 Ocak 2009

2008′in son günlerinde tasarım bloglarında tartışılan konular özetle, mobil telefonlarla aktive edilebilen sokak lambaları ve web formlarında ülke seçimi özelliği konularıydı. Ayrıca web 2.0 ve engellilik konularında güzel örnekler verildi ve web’in gelişimi tartışıldı.

BBC’de yayınlanan bir haberde Doerentrup, Almanya sâkinlerinin cep telefonlarını kullanarak sokak lambalarını nasıl aktive ettikleri yayınlandı. Elektrik tasarrufu sağlama amacıyla geçilen uygulamaya göre sâkinlerin önce belirli bir numarayı telefonlarından aramaları, sonra yakmak istedikleri sokak lambasının kodunu telefonlarından girmeleri gerekiyor. Bu haberden yola çıkan tartışmada, bu işlem için gereken numerik bir kod girişi zorunluluğunun, özellikle yaşlı insanlar için çok kolay olmayabileceği tartışılıyor. Hizmet çoğunlukla yaşlıları hedeflerken, hafıza problemini sık yaşayan bu kesim için, kullanacakları her sokak için 6 haneli bir kodu hatırlama ve kaydetme gerekliliğindense, sesli tanıma sisteminin daha iyi bir seçenek olabileceği bazı tasarımcılar tarafından ifade ediliyor. Ne var ki sesli tanıma sisteminin de başka dezavantajları mevcut. Başka bir çözüm ise kodların hatırlanması gerekliliğindense, her lambaya o lambanın kodunun yazılarak işlemi kolaylaştırabileceği ifade ediliyor. Daha yenilikçi bir çözüm olarak, siz yanlarından geçtiğiniz anda lambalar tarafından algılanan bluetooth sensorleri öneriliyor.

Geçtiğimiz günlerde tartışılan bir diğer konu web formlarında sıklıkla karşılaşılan ülke seçimi özelliğiydi. Kimi tasarımcılar UN(Birleşmiş Milletler) listesindeki dünyanın toplam 195 ülkesinin her birinin alfabetik sırayla yeraldığı bir açılır liste (dropdown-box) kullanmanın, en erişilebilir(accessible) ve uygun çözüm olduğu görüşünde. Bir diğer görüş, ülke isminin metin olarak girilirken, her girilen harfle mevcut listede dinamik olarak aranarak bulunan muhtemel sonuçların otomatik tamamlanması ve listelenmesi. Bazı formlarda ise, giriş hangi ülkeden yapılıyorsa, o ülkenin en başta yer alması, diğer 195 ülkenin alfabetik sıralanması çözümü var. Fakat bu konuda yapılan bir usability testinde, insanların ülkelerini genellikle o harfin sıralandığı yerlerde aradıkları, aslında en üstte olduğunu hemen farkedemeyip zaman kaybettiklerini ortaya koymuş. Bir diğer öneri, ülkelerin zoom edilebilen grafik bir dünya haritasından seçilmesi. Çünkü metin olarak seçme durumunda, her ülkenin kendi dilinde mi yazılması gerektiği, yoksa formun dilinde mi yazılması gerektiği konusu da tartışmalı. Fakat bu konuda ağırlık, formun geri kalanı hangi dildeyse, o dilde yazılması gerektiği fikrinde.

Geçen hafta içerisinde tartışılan bir diğer konu da web 2.0 ve engellilik (disability) konularındaki iyi örneklerdi. Bu konuda yoğun olarak çalışan Derek Featherstone‘un Eylül’de Web Direction South‘da yaptığı sunumu ve diğer çalışmaları, örnek olarak gösterildi. Önerilen bir diğer kaynak webAIM.org‘un arşivleriydi. Bazı tasarımcılar web 2.0′ın AJAX ile özdeşleştirilmesinden rahatsız.
Web’in gelişimiyle ilgili olarak da şöyle bir sıralama yapılıyor:
Web 1.0: web yazarları tarafından sağlanan içerik
Web 2.0: sosyal web. (kullanıcılar tarafından sağlanan içerik)
Web 3.0: semantik web.
Web 4.0: self-aware (kendisinin farkında) web.

İş İlanı: Amerika Boston, Massachusetts’deki CM Access firması, freelance çalışan grafik tasarımcıları arıyor. Tasarımcıların sanat yönetimi, marka ve kurumsal kimlik, tasarım ve proje yönetimi konularında çalışması bekleniyor.

Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Tasarımı YL