October 17th, 2008 by umuttasa

(Bu metnin zaman damgası tasdix.com tarafindan yapılmıştır. Baska Web sitelerinde ve baska mecralarda kismen ve tamamen yayınlanamaz)

IxDA ve Core77′de Tartışılanlar: 17 Ekim 2008

Geçen hafta listelerde tartışılan en ilgi çekici konular, efektif tasarımcıların tasarım alışkanlıkları, uluslararası kullanıcı deneyimi projelerinin zorlukları ve model/prototip yapımının önemi üzerine yapılan tartışmalardı.

Daha önce de tartışılıp yeniden gündeme getirilen efektif tasarım alışkanlıkları konusunda pek çok farklı görüş dile getirilse de, mükemmeliyetçilik ve yönetim konusunda paralellikler olduğu görülüyor. Mükemmeliyetçilik kapsamında ele alınabileceki “sürekli daha iyisini arama”, “tasarımı sürekli revize etme”, “tatminsizlik” alışkanlıkları sayılıyor. Kullanıcı beklentileriyle tasarımın sürecini “doğru idare edebilme”, tasarımın yapımıyla yetinmeyip satışında da yer alma, tasarımcıların “yönetebilme” alışkanlıkları olmasını gerektiriyor. Bunun dışında “tasarımın alanının dışına çıkma”, “başka alanlarda ilham arama”, “mevcut elemanlarla yetinmeme” gibi açık görüşlü ve esnek yaklaşımlar da, sayılan diğer efektif tasarımcının alışkanlıkları arasında. Bunların yanı sıra uykusuzluk ve sabahlamak gibi gülümseten önerilerin sayısı oldukça fazla.

Bir başka konu, Hindistan’da iş yapan Design Incubator R&D Labs direktörü Atul Joshi’nin yine IxDA’da ortaya attığı uluslararası kullanıcı deneyimi ve kullanılırlık projeleri konusu. Kendileri de uluslararası bir kullanıcı deneyimi tasarımı firması olan Joshi’ye verilen yanıtlara bakılınca, projelerin başka bir ülkede yaptırılmasında finansal kaygıların başı çektiği görülüyor. Bu da dışarıya “off-shore” yaptırılan işlerin kalitesiyle ilgili bir problem doğurabiliyor. Özellikle kullanıcı deneyimi söz konusu olduğunda, kullanıcı kitlesinin kültürel özellikleri çok büyük bir önem arzediyor ve bu konuyu başka bir kültür ve coğrafyada çözülmesi bir takım zorluklar taşıyor. Özellikle Hindistan gibi bilişim sektöründe çok büyük bir üretimi olup da bunun çok azını kendi kullanıcılarına satan ülkelerde, bu uluslararası projelerin, ucuz maliyet için değil, kültürlerarası işbirliği için yapılması gerekiyor.

Geçen hafta Core77′de tartışılan ilgi çekici bir konu ise, tasarım sürecinde model ve prototip yapımı üzerineydi. Model ve prototip yapımına, özellikle küçük ölçekli pek çok firmada önem verilmediği gözleniyor. Pek çok başka firmada ise, model yapımıyla tasarım birbirinden ayrı, tasarımcıların yaptıkları eskizler, modellemeden sorumlu başka departmanlara gönderiliyor. Halbuki pek çok tasarımcı, model yapımının, tasarım sürecini geliştiren, tasarımcının çizim ve uygulama becerisini ilerleten, ve tasarımdaki sorunları erken bir aşamada görüp iyileştirmesini sağlayan bir aşama olarak bakıyor. Zaman gibi kısıtlar yüzünden tasarımcıların çoğu artık tasarımlarının modellerini çıkarmazken, iki boyutlu bir ortam için yapılan bir tasarımın modelinin üç boyutlu olması gerekip gerekmediği, sadece bilgisayar modelleme araçlarıyla bir model çıkarılmasının yeterli olup olmayacağı başka bir tartışma konusu. Prototip ise, modelden sonraki bir aşama olarak, piyasaya sürülmezden önce tasarımın onay alabilmesi gerekli bir süreç.

Duyuru: Bu sene 4.sü yapılan ve 9 Ekim’de başlayan inovatif “Tasarım Festivali” DE08 (Design Event 2008), bu sene 26 Ekim’e kadar İngiltere’nin kuzey doğusunda. Sergiler, turlar, workshoplar, seminerler ve tasarım günleriyle dolu etkinlik New Castle’da devam ediyor.


Editör: Umut Tasa, YTÜ, İnteraktif Medya Yüksek Lisans Programı

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.